Hatay escort Sex hikayeleri Sikiş hikayeleri porno ize

Haber Girişi: 21.06.2022 - 09:10, Güncelleme: 15.08.2022 - 13:07

2021 EMEKLİ SEN BASIN AÇIKLAMASINDA GELİR ADALETSİZLİĞİNE DEĞİNDİ

 

2021 EMEKLİ SEN BASIN AÇIKLAMASINDA GELİR ADALETSİZLİĞİNE DEĞİNDİ

2021 Tüm Emekli-Sen İlçe temsilciliği Banaz Kültürpark’ta acil isteklerini içeren bir basın açıklaması yaptı. Bu sistemin emeklileri açlık ve sefalete mahkum ettiğini vurgulayan açıklamada; Asgari ücretin, güncel açlık ve yoksulluk sınırına göre artırılması, En düşük emekli maaşı ve bayram ikramiyesinin, güncellenmiş asgari ücretle eşitlenmesi, Tüm emekli maaşlarına gerçekleşmiş enflasyon oranına göre seyyanen zam yapılması ve Emekli Sendikaları Statü Yasası ile EYT yasası TBMM tatile girmeden çıkarılması istendi. İktidarın, emekli ve emekçi/çalışan karşıtı politikası devam ediyor. Bu politikanın özü, yoksullardan ve çalışanlardan alıp, zenginlere, yandaşlara ve para babalarına vermektir. Memleketin kaynaklarını peşkeş çekmektir. 20 yıllık sürede ölçüsüz lüks harcamalar, gelir garantili modeller, yolsuzluklar, hesapsız kitapsız iç ve dış borçlanmalar, merkez bankası ve hazine kaynaklarının yağmalanması sıradanlaştı. Bu yüzden enflasyon ve döviz kontrolden çıktı. Kaynak dağıtımında adalet ortadan kalktı. Bu krizde en büyük faturayı biz emekliler ödüyoruz. Yandaş zenginler daha zengin olurken, milyonlarca emekli ve çalışan emekçinin payına   yoksulluk ve  açlık düştü. Cumhuriyet idaresi yokluğu ve yoksulluğu tarımda ve sanayide kamucu yatırımlarla aşmış, Osmanlı'dan kalan borçları ödemiş, memleketi demir ağlarla örmüş fabrikalar ve devlet çiftlikleri kurmuştur. AKP ise yirmi yıllık iktidarında, sınırsız özelleştirme, yüksek dış borç, yüksek faiz-düşük kur ve ucuz işçilik politikası uyguladı. Bankerlere ve borsacılara öncelik vererek halkı yoksulluğa itti, sanayi ve tarımı çökerterek, kalkınmayı sadece inşaata bağladı, devlet hazinesini iktidara yakın müteahhitlere ardına kadar açtı. İki yıl önce Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervlerini çarçur eden AKP, şimdi  yeni bir kalkınma modeline geçerek, ülkemizi yatırım üretim istihdam ihracat merkezi yapacağını  iddia ediyor. Devletin, Türkiye İstatistik Kurumu-TÜİK diye, bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirmiş, iktidarın emir eri olmuş bir kurumu var. İktidar, TÜİK eliyle ve emirle, gerçeklerden uzak, hayali,akla ve vicdana uymayan rakamlara dayanarak enflasyon açıklatıyor. Bu rakamlara dayanarak, yüzdelik zamlar yapıyor. Yapılan zamlar, tamamen hayat pahalılığı gerçeğinin dışında olduğundan, refah sağlamıyor, tersine daha yoksullaşmamıza sebep oluyor. Çünkü 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 7 bin lirayı, yoksulluk sınırı 20 bin lirayı geçti. Bütün emekliler asgari ücretin altında maaş alıyorlar. Gerçek enflasyon en az yüzde 160-200'de seyrediyor. Başta petrol ürünleri olmak üzere, elektrik, doğalgaz ve temel gıda maddelerine, günaşırı ölçüsüz ve vicdansız zamlar geliyor. Böyle bir ortamda iktidarın hayali rakamlara göre verdiği zamların, hiç bir kıymeti  yoktur. Böyle bir zammı kabul etmiyoruz. Emekliler insanca bir yaşam istiyorlar. Buna hakkımız da var. Yoksulluk ve açlıkta yaşamamız kader değil, iktidarın izlediği, emekli ve emekçi karşıtı politikadır. İktidar yıllardır bizi görmezden geliyor, sorunlarımızı çözmüyor, daha da ağırlaştırıyor. Yapılacak ilk seçimde emekliler bunun gereğini yapacaklardır denildi.

2021 Tüm Emekli-Sen İlçe temsilciliği Banaz Kültürpark’ta acil isteklerini içeren bir basın açıklaması yaptı.

Bu sistemin emeklileri açlık ve sefalete mahkum ettiğini vurgulayan açıklamada; Asgari ücretin, güncel açlık ve yoksulluk sınırına göre artırılması, En düşük emekli maaşı ve bayram ikramiyesinin, güncellenmiş asgari ücretle eşitlenmesi, Tüm emekli maaşlarına gerçekleşmiş enflasyon oranına göre seyyanen zam yapılması ve Emekli Sendikaları Statü Yasası ile EYT yasası TBMM tatile girmeden çıkarılması istendi.

İktidarın, emekli ve emekçi/çalışan karşıtı politikası devam ediyor. Bu politikanın özü, yoksullardan ve çalışanlardan alıp, zenginlere, yandaşlara ve para babalarına vermektir. Memleketin kaynaklarını peşkeş çekmektir. 20 yıllık sürede ölçüsüz lüks harcamalar, gelir garantili modeller, yolsuzluklar, hesapsız kitapsız iç ve dış borçlanmalar, merkez bankası ve hazine kaynaklarının yağmalanması sıradanlaştı. Bu yüzden enflasyon ve döviz kontrolden çıktı. Kaynak dağıtımında adalet ortadan kalktı. Bu krizde en büyük faturayı biz emekliler ödüyoruz. Yandaş zenginler daha zengin olurken, milyonlarca emekli ve çalışan emekçinin payına   yoksulluk ve  açlık düştü.
Cumhuriyet idaresi yokluğu ve yoksulluğu tarımda ve sanayide kamucu yatırımlarla aşmış, Osmanlı'dan kalan borçları ödemiş, memleketi demir ağlarla örmüş fabrikalar ve devlet çiftlikleri kurmuştur. AKP ise yirmi yıllık iktidarında, sınırsız özelleştirme, yüksek dış borç, yüksek faiz-düşük kur ve ucuz işçilik politikası uyguladı. Bankerlere ve borsacılara öncelik vererek halkı yoksulluğa itti, sanayi ve tarımı çökerterek, kalkınmayı sadece inşaata bağladı, devlet hazinesini iktidara yakın müteahhitlere ardına kadar açtı.
İki yıl önce Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervlerini çarçur eden AKP, şimdi  yeni bir kalkınma modeline geçerek, ülkemizi yatırım üretim istihdam ihracat merkezi yapacağını  iddia ediyor.
Devletin, Türkiye İstatistik Kurumu-TÜİK diye, bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirmiş, iktidarın emir eri olmuş bir kurumu var. İktidar, TÜİK eliyle ve emirle, gerçeklerden uzak, hayali,akla ve vicdana uymayan rakamlara dayanarak enflasyon açıklatıyor. Bu rakamlara dayanarak, yüzdelik zamlar yapıyor. Yapılan zamlar, tamamen hayat pahalılığı gerçeğinin dışında olduğundan, refah sağlamıyor, tersine daha yoksullaşmamıza sebep oluyor. Çünkü 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 7 bin lirayı, yoksulluk sınırı 20 bin lirayı geçti. Bütün emekliler asgari ücretin altında maaş alıyorlar. Gerçek enflasyon en az yüzde 160-200'de seyrediyor. Başta petrol ürünleri olmak üzere, elektrik, doğalgaz ve temel gıda maddelerine, günaşırı ölçüsüz ve vicdansız zamlar geliyor. Böyle bir ortamda iktidarın hayali rakamlara göre verdiği zamların, hiç bir kıymeti  yoktur. Böyle bir zammı kabul etmiyoruz.
Emekliler insanca bir yaşam istiyorlar. Buna hakkımız da var. Yoksulluk ve açlıkta yaşamamız kader değil, iktidarın izlediği, emekli ve emekçi karşıtı politikadır. İktidar yıllardır bizi görmezden geliyor, sorunlarımızı çözmüyor, daha da ağırlaştırıyor. Yapılacak ilk seçimde emekliler bunun gereğini yapacaklardır denildi.
Habere ifade bırak !
A. Erkin Sarıoğlu
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.