Hatay escort Sex hikayeleri Sikiş hikayeleri porno ize

A. Erkin Sarıoğlu
Köşe Yazarı
A. Erkin Sarıoğlu
 

BÜTÇE

Bireyin önce kendisinden başlayarak; ailesinin, köyünün, ilçesinin, ilinin ve nihayetinde ülkenin yıllık harcamalarının önceden planlanması ve bu planlamaya göre peyderpey giderlerini ve gelirlerini ayarlaması sanatıdır bütçe. Planlamayı tutturmakta ayrı bir sanat ve ayrı bir yönetim başarısıdır. Yapılan planlamalar tutturulamaz ise nedenleri masaya yatırılıp gözden geçirilerek bir sonraki yıl için daha akılcı planlamalar yapılması gerekmektedir ki bütçe DENK’leşsin. 1970 yılında öğretmen okulunu bitirip Uşak ili Eşme ilçesi Karaahmetli köyü Araplar mahallesine atandım. Tek öğretmenli okulda müdür yetkilisi olarak göreve başladım. Elbette kurulu bir düzen vardı ama okulun eksikleri de o kadar fazlaydı. Nereden başlayacağımı bilemiyordum. Yerleşkemiz bir mahalle idi. İlk günlerde acemiliği atıp çevreye açılmaya başlamıştım. İlk olarak bağlı olduğumuz köye gidip meslektaşlarla tanıştım. Ve daha önemlisi muhtarı bulup konuşma şansı yakaladım. Ona bazı ihtiyaçlardan söz ettim. Bir miktar paraya ihtiyacımız var diye dile getirdim. Gülerek “sen yeni öğretmensin galiba” dedi. “Evet” dedim. “Herşey kağıtta yazdığı gibi değildir hocam” dedi. “Biz bu işleri yıllardır yapmaktayız. Köyün belli bir bütçesi olmaz. İhtiyaç olduğunda salma salarız. Toplanan paralar ile ya da toplanan hububatları satıp gerekeni yaparız. Bizim kasamızda para olmaz. Bu nedenle okula bir meblağ ayırma gibi bir şansımız yoktur. Sen mahalleliye söyle kendi aralarında toplasınlar, siz de ihtiyaçlarınızı karşılayın” dedi.. “Peki, bütçede gelirin 10'u okullara ayrılır yazıyor..” dedim... “Yazana bakma gerçeklere bak!..” Aklıma Çeceli (Çamsu) Katip Amca geldi (rahmetle anıyorum). O ara sıra sohbetlerimizde anlatırdı. Ben köy katipliği yaptım yıllar yılı. Benim sekiz on köyüm vardı, o köylere yıl sonu gelmeden gider ve bütçelerini hazırlardım. Tabi bütçeler kağıt üzerinde. Öyle bir para ne gelir ne gider. Ama bu bütçeler yapılmak zorundaydı. Dinlediklerimi hatırladım. Ve 22 sayılı ilköğretim kanununda 76 madde köy bütçesinden okulu yüzde on pay ayrılır yazıyordu. Ve bütçeler muhtar ihtiyar heyeti ve okul müdürleri tarafında imza altına alınır diyordu. Peki ben imza atmasam ne olur diye düşündüm kendi kendime. Almadığım bir para için neden imza atacaktım. Diğer okul müdürü, “Boş ver sen imza atmasan da değişen bir şey olmaz, en iyisi sen imzayı at aranızı sıcak tut” demişti. Ben de öyle yapmak zorunda kalmıştım… Ve okulun ihtiyaçlarının bir kısmını kendim bir kısmını da çevredeki köylülerden hallettik. Yıl sunu yaklaşırken de ülkemizin bütçesi hazırlanmış ve TBMM’de görüşülmekteydi. 12 gün aralıksız süren müzakerelerden sonra hazırlanan bütçe mecliste kabul edildi. Meclisimizde 14 parti ve bağımsızlardan oluşan bir dağılım var. AKP 286, CHP 135, HDP 56, MHP 48, İyi Parti 36 ve diğerleri ile bağımsızlar var. Vefat eden sayı ise 8… Meclisimiz 12 gün boyunca bütçeyi uzun uzadıya görüştü. Ve 1 trilyon 750 milyar olarak bağlandı. Yapılan oylamada 327 kabul ve 197 red oyu kullanıldı. Ancak görüşmeler sırasında göze hoş gelmeyen ve maksadını aşan görüntülere de şahit olduk. Hakaretler ve tartışmalar bize pek hoş gelmedi. Zamanla yumruklaşıldığının görüntüleri de basına yansıdı. Bütçede rakamlar tartışılması gerekirken birbirlerini suçlayıcı konuşmalar ile tarihe notlar düşüldü. Bu dönemde yaşanan dövizdeki dalgalanmalar bütçenin ana temasına da zarar verdi. Zira tam bu günlerde asgari ücretin açıklanması, enflasyon rakamlarının gündeme gelmesi ve TÜİK’in açıkladığı rakamlar bir hayli tartışıldı. Rakamlardan hoşlanmayan muhalefet sert sözlerle ilgilileri eleştirdi. Verilen rakamların maaş ve ücretlerin belirlenmesinde etkili olacağı nedeniyle gerek sendikalar ve gerekse konunun muhatabı federasyonlar durumdan pek hoşnut olmadılar. Sonuçta merakla beklenen asgari ücret açıklandı. Öncekine göre bir hayli yüksek olmasına rağmen artan döviz ve yaşanan enflasyon karşısında bir çok kesim tarafından sevinçle karşılanamadı. 4250 TL. rakamı önümüzdeki yıl asgari ücret olarak uygulanacak. (CHP’li belediyeler de asgari ücret 4500 TL. olarak uygulanacak) Bu arada memurlar ve emeklileri de aynı oranda artış beklemektedirler. Son aylarda yaşanan döviz dalgalanmaları hem bu rakamları ve hem de halkın tepkisini çekti. Piyasalarda günlük ve hatta saatlik fiyat artışları insanlarımızı fazlasıyla tedirgin etti. Elinde avucunda neyi varsa gıda maddeleri satın alma yoluna giden halkımızın aşırı yüklenmesi bazı gıda maddelerinin reyonlarda yok olmasına neden oldu. Büyük mağazalar ise etiketleri değiştirmeye ek elemanlar alarak gece gündüz fiyat güncellenmesi yapmaya yöneldiler. Bir gün içinde iki hatta üç kez fiyat değişimlerine şahit olduk. Ve hatta STOK’çular belli maddeleri reyonlara koymayıp yok sattılar. Devletimizde bunlarla ilgili gerekli araştırmaları yapıp stokçuları cezalandırmayı hedefledi. Benim düşüncem, kesinlikle dedikodulara fazlaca meyil bağlamamak. Ülkemiz her bakımdan zengindir. Ürettikçe her türlü kıtlığı açlığı yerle bir ederiz. Yeter ki biz birliğimizi bozmayalım, kenetlenmemizi sürdürelim. Son olarak tekrarlamaktan asla vazgeçmeyeceğim.. Maske, mesafe ve hijyen bitmedi. AŞI olmayı unutmayaılım. Sağlıkı günler.
Ekleme Tarihi: 21 Aralık 2021 - Salı

BÜTÇE

Bireyin önce kendisinden başlayarak; ailesinin, köyünün, ilçesinin, ilinin ve nihayetinde ülkenin yıllık harcamalarının önceden planlanması ve bu planlamaya göre peyderpey giderlerini ve gelirlerini ayarlaması sanatıdır bütçe. Planlamayı tutturmakta ayrı bir sanat ve ayrı bir yönetim başarısıdır. Yapılan planlamalar tutturulamaz ise nedenleri masaya yatırılıp gözden geçirilerek bir sonraki yıl için daha akılcı planlamalar yapılması gerekmektedir ki bütçe DENK’leşsin.
1970 yılında öğretmen okulunu bitirip Uşak ili Eşme ilçesi Karaahmetli köyü Araplar mahallesine atandım. Tek öğretmenli okulda müdür yetkilisi olarak göreve başladım. Elbette kurulu bir düzen vardı ama okulun eksikleri de o kadar fazlaydı. Nereden başlayacağımı bilemiyordum. Yerleşkemiz bir mahalle idi. İlk günlerde acemiliği atıp çevreye açılmaya başlamıştım. İlk olarak bağlı olduğumuz köye gidip meslektaşlarla tanıştım.
Ve daha önemlisi muhtarı bulup konuşma şansı yakaladım. Ona bazı ihtiyaçlardan söz ettim. Bir miktar paraya ihtiyacımız var diye dile getirdim. Gülerek “sen yeni öğretmensin galiba” dedi. “Evet” dedim. “Herşey kağıtta yazdığı gibi değildir hocam” dedi. “Biz bu işleri yıllardır yapmaktayız. Köyün belli bir bütçesi olmaz. İhtiyaç olduğunda salma salarız. Toplanan paralar ile ya da toplanan hububatları satıp gerekeni yaparız. Bizim kasamızda para olmaz. Bu nedenle okula bir meblağ ayırma gibi bir şansımız yoktur. Sen mahalleliye söyle kendi aralarında toplasınlar, siz de ihtiyaçlarınızı karşılayın” dedi.. “Peki, bütçede gelirin 10'u okullara ayrılır yazıyor..” dedim... “Yazana bakma gerçeklere bak!..”
Aklıma Çeceli (Çamsu) Katip Amca geldi (rahmetle anıyorum). O ara sıra sohbetlerimizde anlatırdı. Ben köy katipliği yaptım yıllar yılı. Benim sekiz on köyüm vardı, o köylere yıl sonu gelmeden gider ve bütçelerini hazırlardım. Tabi bütçeler kağıt üzerinde. Öyle bir para ne gelir ne gider. Ama bu bütçeler yapılmak zorundaydı. Dinlediklerimi hatırladım. Ve 22 sayılı ilköğretim kanununda 76 madde köy bütçesinden okulu yüzde on pay ayrılır yazıyordu. Ve bütçeler muhtar ihtiyar heyeti ve okul müdürleri tarafında imza altına alınır diyordu. Peki ben imza atmasam ne olur diye düşündüm kendi kendime. Almadığım bir para için neden imza atacaktım. Diğer okul müdürü, “Boş ver sen imza atmasan da değişen bir şey olmaz, en iyisi sen imzayı at aranızı sıcak tut” demişti. Ben de öyle yapmak zorunda kalmıştım… Ve okulun ihtiyaçlarının bir kısmını kendim bir kısmını da çevredeki köylülerden hallettik.
Yıl sunu yaklaşırken de ülkemizin bütçesi hazırlanmış ve TBMM’de görüşülmekteydi. 12 gün aralıksız süren müzakerelerden sonra hazırlanan bütçe mecliste kabul edildi. Meclisimizde 14 parti ve bağımsızlardan oluşan bir dağılım var. AKP 286, CHP 135, HDP 56, MHP 48, İyi Parti 36 ve diğerleri ile bağımsızlar var. Vefat eden sayı ise 8… Meclisimiz 12 gün boyunca bütçeyi uzun uzadıya görüştü. Ve 1 trilyon 750 milyar olarak bağlandı. Yapılan oylamada 327 kabul ve 197 red oyu kullanıldı.
Ancak görüşmeler sırasında göze hoş gelmeyen ve maksadını aşan görüntülere de şahit olduk. Hakaretler ve tartışmalar bize pek hoş gelmedi. Zamanla yumruklaşıldığının görüntüleri de basına yansıdı. Bütçede rakamlar tartışılması gerekirken birbirlerini suçlayıcı konuşmalar ile tarihe notlar düşüldü. Bu dönemde yaşanan dövizdeki dalgalanmalar bütçenin ana temasına da zarar verdi.
Zira tam bu günlerde asgari ücretin açıklanması, enflasyon rakamlarının gündeme gelmesi ve TÜİK’in açıkladığı rakamlar bir hayli tartışıldı. Rakamlardan hoşlanmayan muhalefet sert sözlerle ilgilileri eleştirdi. Verilen rakamların maaş ve ücretlerin belirlenmesinde etkili olacağı nedeniyle gerek sendikalar ve gerekse konunun muhatabı federasyonlar durumdan pek hoşnut olmadılar. Sonuçta merakla beklenen asgari ücret açıklandı. Öncekine göre bir hayli yüksek olmasına rağmen artan döviz ve yaşanan enflasyon karşısında bir çok kesim tarafından sevinçle karşılanamadı. 4250 TL. rakamı önümüzdeki yıl asgari ücret olarak uygulanacak. (CHP’li belediyeler de asgari ücret 4500 TL. olarak uygulanacak) Bu arada memurlar ve emeklileri de aynı oranda artış beklemektedirler. Son aylarda yaşanan döviz dalgalanmaları hem bu rakamları ve hem de halkın tepkisini çekti. Piyasalarda günlük ve hatta saatlik fiyat artışları insanlarımızı fazlasıyla tedirgin etti. Elinde avucunda neyi varsa gıda maddeleri satın alma yoluna giden halkımızın aşırı yüklenmesi bazı gıda maddelerinin reyonlarda yok olmasına neden oldu. Büyük mağazalar ise etiketleri değiştirmeye ek elemanlar alarak gece gündüz fiyat güncellenmesi yapmaya yöneldiler. Bir gün içinde iki hatta üç kez fiyat değişimlerine şahit olduk. Ve hatta STOK’çular belli maddeleri reyonlara koymayıp yok sattılar. Devletimizde bunlarla ilgili gerekli araştırmaları yapıp stokçuları cezalandırmayı hedefledi.
Benim düşüncem, kesinlikle dedikodulara fazlaca meyil bağlamamak. Ülkemiz her bakımdan zengindir. Ürettikçe her türlü kıtlığı açlığı yerle bir ederiz. Yeter ki biz birliğimizi bozmayalım, kenetlenmemizi sürdürelim.
Son olarak tekrarlamaktan asla vazgeçmeyeceğim.. Maske, mesafe ve hijyen bitmedi. AŞI olmayı unutmayaılım. Sağlıkı günler.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.