Hatay escort Sex hikayeleri Sikiş hikayeleri porno ize

A. Erkin Sarıoğlu
Köşe Yazarı
A. Erkin Sarıoğlu
 

ESNAFLIK KOLAY DEĞİL

Günümüzde paraya hükmetmek her babayiğidin harcı değildir. Herkes para kazanır, kazanmasını bilir ama harcamalarda gereği kadar başarılı olamaz ise kazancın önemi olmaz. Napolyon para-para-para dese de bana göre her şey para değildir. Mühim olan insanlık desem bu kez de para olmayınca hiçbir şey olmuyor ki diyenleriniz de çıkabilir. Doğrusu her şeyin her zaman yeri ve önemi vardır. Bu konu yumurtamı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar misali iki ucu açık, kararı zor verilen bir olgudur. Para da gerekli, sağlıkta. Yurdumuzda, Anadolu’nun ücra bir yerinde köylü annemiz ineğinden sağdığı sütlerden tereyağı çıkarıp bakkala götürüyor ve satılınca oradan kazandıklarıyla kıt kanaat yaşam savaşı veriyormuş. Bakkal amcamız bir gün tereyağını terazide tartmış, bakmış ki yağ oldukça eksik, öfkelenmiş. Ben ona sorarım diyerek kadının gelmesini beklemiş. Kadın bir süre sonra gelince hiddetle bağırmış: “Hileci kadın yağı neden eksik yapıyorsun. Hem beni hem de sattığım insanları kandırıyorsun demiş. Kadın mahcup, ıkınmış sıkınmış.. “Vallahi bakkal amca ben cahilim. Ürettiğim yağları senden 1 kilo diye aldığım şeker ile eşleştiriyorum. Gerisini anlamam” deyince.. Bu kez de bakkal amca kıpkırmızı kesilmiş. Lafı değiştirip yaptığı hatayı anlamış. Sonrasında bir daha hile yapmamak üzere kendi kendine söz vermiş.. Eee ne diyeceksin!. İnsanoğlunun kendi kendine ettiğini başkası vallahi yapmaz. Bizler yıllar yılı ihtiyaçlarımız için bakkaldan, marketten, AVM’lerden alışveriş yapıyoruz. Karşılaştığımız onlarca olay var. Eşle dostla sohbet arasından uğradığımız ilginçlikleri birbirimize anlatıyoruz. Belki de ağlanacak halimize gülüp geçiyoruz. Özellikle de günümüzün en büyük alış-veriş işleyişi olan internet üzerinden gereksinimlerimizi karşılıyoruz. İşini doğru yapan bu sitelere asla sözüm yok ama hile üzerine kurulmuş ve insanları dolandırmaya yönelik bazı kuruluşlar; harika resimlerden oluşan katalogları rengarenk süsleyerek satışa sunuyorlar. Ancak tüketiciye ulaştığında o ürünü alamıyorlar, bambaşka bir şey çıkıyor. Tevatür olmasın bir ayakkabı istiyorsunuz kolinizden terlik çıkıyor. Sonraki günlerde şeffaf kargo reklamlarıyla işi kotarmaya çalışsalar da, bozulan moraliniz kolay kolay yerine gelmiyor. Kimi zaman paranızı geri alamıyor kimi zaman muhatap bile bulamıyorsunuz. Rakamlar ucuz gibi görünse de “ucuz etin yahnisi kötü olur” misali umduğunuzu bulamıyorsunuz. Dedim ya bu işi gayet düzgün yapan, reklamındaki ürünü bir bir verenlere sözüm yok. Ki onlar hala daha piyasada olmaya devam ediyorlar. Hele bu pandemi döneminde evden çıkamayanlar için biçilmiş kaftan oluyor bu alışveriş siteleri. Benim en çok dikkatimi çeken ve tabiri caizse gıcık olduğum durum da şöyledir. Yıllar yılı aynı yağları kullanageldik. Fiyatların sık sık yükselmesi bir yana her ay aldığım yağ mütemadiyen fiyat yükselterek geliyordu. Birin de baktım ki geçen ay ile bu ay ki fiyat aynı “ohh bee!” dedim. İlk kez yükselmemiş.. Eve gelince de böbürlenerek anlattım.. Bu ay zamsız dedim. Demez olaydım.. Çocuklar bir baktılar ki her zaman 5 litre olarak aldığım yağ 4.5 litre olarak satışa sunulmuş. Ambalaj aynı, görünüm aynı, ne var ki yarım litre eksik olarak sunulmuş. “Vay uyanıklar vay!” dedim.. Ticaret iyi bir şey amma bu kadar olmaz kii.. Şimdilerde 4,5'luk ambalajlar 4'e düşmüş durum da.. Bilin istedim. Yeşil sabunların. Ömeri Muharrem sabunlarının yerini şampuanlar aldı.. Tepeden tırnağa onları kullanıyoruz.. Onlarda bizi uyutmaya devam ediyorlar.. 700 gramdan başlayan şampuanlar günümüzde 350 gramlara kadar düştü. Ama öylesine başarılı ambalaj üreticileri var ki, reyonda mübarek sanki 700 gramlık gibi duruyor. Biz ise her keresinde önceki aldığımız satış fiyatı üzerinde duruyoruz. Azalan gramlara şampuanın dibi görününce dikkat edebiliyoruz. Yanılıyoruz. Dedem eskiden misvak kullanırdı dişleri için.. Biz modern olduk ya, diş macunu kullanıyoruz. Onlarda da ne yazık ki gramlar üzerinden büyük spekülasyonlar yapılıyor.. 50-60-80 gramlık macunlar en ucuzu 10-15 lira. Kiloya vurunca ne kadar pahalı olduğunu göreceksiniz. Ama ne çare ki ihtiyaç ve kullanmaya devam edeceğiz. İlginç bir satış yöntemi daha var.. Satılacak ürün üzerine fiyatlar yazılıyor. Ama öyle bir taktik uyguluyorlar ki koca koca rakamlarla 4 yazıp sonrasına ufacık bir 99 ekliyorlar. Siz ilk anda 4'ü görüp dalıyorsunuz. Sonrasında 5 lira hesap görülünce, bozuluyorsunuz ama ne çare ki iş işten geçmiş oluyor.. Ya da 4.90 yazıyorlar 5 lira veriyorsunuz para üstü 10 kuruş yok. Aldatıyorlar bizi ayak üstü.. Ve indirimler.. Büyük büyük yazılarla İNDİRİM yazılıyor. Oysaki yazılan satış rakamları afaki yükseltilmiş ve indirim yapılmış gibi gösteriliyor. Ticaret gerçekten zor zenaat. Alana da satana da. Biz alıcılar böyle görüyoruz ya satanlar. Cümlemize bu zor günlerde kolaylıklar dilerim..
Ekleme Tarihi: 06 Ekim 2023 - Cuma

ESNAFLIK KOLAY DEĞİL

Günümüzde paraya hükmetmek her babayiğidin harcı değildir. Herkes para kazanır, kazanmasını bilir ama harcamalarda gereği kadar başarılı olamaz ise kazancın önemi olmaz. Napolyon para-para-para dese de bana göre her şey para değildir. Mühim olan insanlık desem bu kez de para olmayınca hiçbir şey olmuyor ki diyenleriniz de çıkabilir. Doğrusu her şeyin her zaman yeri ve önemi vardır. Bu konu yumurtamı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar misali iki ucu açık, kararı zor verilen bir olgudur. Para da gerekli, sağlıkta.
Yurdumuzda, Anadolu’nun ücra bir yerinde köylü annemiz ineğinden sağdığı sütlerden tereyağı çıkarıp bakkala götürüyor ve satılınca oradan kazandıklarıyla kıt kanaat yaşam savaşı veriyormuş. Bakkal amcamız bir gün tereyağını terazide tartmış, bakmış ki yağ oldukça eksik, öfkelenmiş. Ben ona sorarım diyerek kadının gelmesini beklemiş.
Kadın bir süre sonra gelince hiddetle bağırmış: “Hileci kadın yağı neden eksik yapıyorsun. Hem beni hem de sattığım insanları kandırıyorsun demiş.
Kadın mahcup, ıkınmış sıkınmış.. “Vallahi bakkal amca ben cahilim. Ürettiğim yağları senden 1 kilo diye aldığım şeker ile eşleştiriyorum. Gerisini anlamam” deyince.. Bu kez de bakkal amca kıpkırmızı kesilmiş. Lafı değiştirip yaptığı hatayı anlamış. Sonrasında bir daha hile yapmamak üzere kendi kendine söz vermiş..
Eee ne diyeceksin!. İnsanoğlunun kendi kendine ettiğini başkası vallahi yapmaz.
Bizler yıllar yılı ihtiyaçlarımız için bakkaldan, marketten, AVM’lerden alışveriş yapıyoruz. Karşılaştığımız onlarca olay var. Eşle dostla sohbet arasından uğradığımız ilginçlikleri birbirimize anlatıyoruz. Belki de ağlanacak halimize gülüp geçiyoruz. Özellikle de günümüzün en büyük alış-veriş işleyişi olan internet üzerinden gereksinimlerimizi karşılıyoruz. İşini doğru yapan bu sitelere asla sözüm yok ama hile üzerine kurulmuş ve insanları dolandırmaya yönelik bazı kuruluşlar; harika resimlerden oluşan katalogları rengarenk süsleyerek satışa sunuyorlar. Ancak tüketiciye ulaştığında o ürünü alamıyorlar, bambaşka bir şey çıkıyor. Tevatür olmasın bir ayakkabı istiyorsunuz kolinizden terlik çıkıyor. Sonraki günlerde şeffaf kargo reklamlarıyla işi kotarmaya çalışsalar da, bozulan moraliniz kolay kolay yerine gelmiyor. Kimi zaman paranızı geri alamıyor kimi zaman muhatap bile bulamıyorsunuz.
Rakamlar ucuz gibi görünse de “ucuz etin yahnisi kötü olur” misali umduğunuzu bulamıyorsunuz. Dedim ya bu işi gayet düzgün yapan, reklamındaki ürünü bir bir verenlere sözüm yok. Ki onlar hala daha piyasada olmaya devam ediyorlar. Hele bu pandemi döneminde evden çıkamayanlar için biçilmiş kaftan oluyor bu alışveriş siteleri.
Benim en çok dikkatimi çeken ve tabiri caizse gıcık olduğum durum da şöyledir. Yıllar yılı aynı yağları kullanageldik. Fiyatların sık sık yükselmesi bir yana her ay aldığım yağ mütemadiyen fiyat yükselterek geliyordu. Birin de baktım ki geçen ay ile bu ay ki fiyat aynı “ohh bee!” dedim. İlk kez yükselmemiş.. Eve gelince de böbürlenerek anlattım.. Bu ay zamsız dedim. Demez olaydım.. Çocuklar bir baktılar ki her zaman 5 litre olarak aldığım yağ 4.5 litre olarak satışa sunulmuş. Ambalaj aynı, görünüm aynı, ne var ki yarım litre eksik olarak sunulmuş. “Vay uyanıklar vay!” dedim.. Ticaret iyi bir şey amma bu kadar olmaz kii.. Şimdilerde 4,5'luk ambalajlar 4'e düşmüş durum da.. Bilin istedim.
Yeşil sabunların. Ömeri Muharrem sabunlarının yerini şampuanlar aldı.. Tepeden tırnağa onları kullanıyoruz.. Onlarda bizi uyutmaya devam ediyorlar.. 700 gramdan başlayan şampuanlar günümüzde 350 gramlara kadar düştü. Ama öylesine başarılı ambalaj üreticileri var ki, reyonda mübarek sanki 700 gramlık gibi duruyor. Biz ise her keresinde önceki aldığımız satış fiyatı üzerinde duruyoruz. Azalan gramlara şampuanın dibi görününce dikkat edebiliyoruz. Yanılıyoruz.
Dedem eskiden misvak kullanırdı dişleri için.. Biz modern olduk ya, diş macunu kullanıyoruz. Onlarda da ne yazık ki gramlar üzerinden büyük spekülasyonlar yapılıyor.. 50-60-80 gramlık macunlar en ucuzu 10-15 lira. Kiloya vurunca ne kadar pahalı olduğunu göreceksiniz. Ama ne çare ki ihtiyaç ve kullanmaya devam edeceğiz.
İlginç bir satış yöntemi daha var.. Satılacak ürün üzerine fiyatlar yazılıyor. Ama öyle bir taktik uyguluyorlar ki koca koca rakamlarla 4 yazıp sonrasına ufacık bir 99 ekliyorlar. Siz ilk anda 4'ü görüp dalıyorsunuz. Sonrasında 5 lira hesap görülünce, bozuluyorsunuz ama ne çare ki iş işten geçmiş oluyor.. Ya da 4.90 yazıyorlar 5 lira veriyorsunuz para üstü 10 kuruş yok. Aldatıyorlar bizi ayak üstü..
Ve indirimler.. Büyük büyük yazılarla İNDİRİM yazılıyor. Oysaki yazılan satış rakamları afaki yükseltilmiş ve indirim yapılmış gibi gösteriliyor.
Ticaret gerçekten zor zenaat. Alana da satana da. Biz alıcılar böyle görüyoruz ya satanlar.
Cümlemize bu zor günlerde kolaylıklar dilerim..
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Vadi Dalkılıç
(09.10.2023 21:21 - #324)
Abi kutluyorum güzel konulara değinmişsiniz yine zeytinyağında hile çok fazla imiş dikkat.Reklamların birçoğu aldatıcı unsur taşıyor,tüketiciler dikkatli olmalı savurgan olmamalıyız.Ben artık lokantalarda yarım porsiyon yiyorum ama onun da çaresini bulmuşlar. Birkaç yıl önce Çanakkale'de bir işkembe içelim dedik tam 28 idi, az çorba ise 26 idi..!!!selam ve sevgilerimle…
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.