Hatay escort Sex hikayeleri Sikiş hikayeleri porno ize

A. Erkin Sarıoğlu
Köşe Yazarı
A. Erkin Sarıoğlu
 

NEREDEN NEREYE

Çok kalabalıklara dalmadan yolun bir köşesinden yavaş yavaş yürüyorum. Bir yandan çevreyi gözlüyor, bir yandan da gelip geçenleri kolluyorum. Tam o sırada karşımdan gelen şahsın bana dik dik baktığını htim.. Ancak bir tanıdığa benzetemedim. Bana niye öyle baktı diye düşünürken geçip gitti. Bizim kafa aniden çalıştı ve geçen şahsın arkadaşım olduğunu farkettim. Döndüm, seslendim. O da döndü, bakıştık. Ama hala tereddüt içindeyiz. Zira Ağız-burun maskeli gözünde gözlük, başında şapka.. En yakın arkadaşım.. Yaklaştık birbirimize sosyal mesafe dahilinde.. Dirsek teması tokalaştık.. Konuştuk. “Vay be!” demekten kendimi alamadım.. Ne hallere düştük.. Nereden nereye? Bu gözle görülmeyen, elle tutulmayan ama milyonları tehdit eden virüs, eşi-dostu, arkadaşı da birbirinden ayırdı, tanınmaz hale getirdi.. Lanet olası.. Bu 2020 nereden geldi, nasıl geldi, feleğimiz şaştı. Sadece bizim mi.. Tüm dünya hazırola geçti. Ama inanıyorum ki atlatacağız. Biz neler atlatmışız neler..  Yokluklar, yoksulluklar, felaketler bir bir yaşanmış geçmişte. Biz de bu günlerde yaşıyoruz. Belki de çocuklarımız, torunlarımız daha da büyüklerini yaşayacaklar.. Bilemiyoruz. Umarım yaşamazlar.. Ancak bizim elimizde olmayan nedenler geleceğin daha zorlu olacağını açık seçik belirtiyor. Yaz ortasında sel felaketi, aralıksız orman yangınları, aşırı sıcaktan yaşanan felaketler, depremler.. Hepsi bizim için.. Hiç istemediğimiz ama burnumuzun dibinde tüten SAVAŞ çığlıkları.. Nereden nereye? Bu Yunanistan’ı kim poh pohluyor bilemiyorum.. Ama el kadar şeyle kol kadar şeyin  peşinde hala. Tam da bu güzel ZAFER haftasına rastgeldi. Anlaşılan Kurtuluş Savaşımızda neler yaşadığını unutmuş. Bakın Mustafa Kemal, 25 Ağustos akşamı tüm planları hazırlamış, taarruza geçmek üzere... “15 gün sonra İZMİR’DEYİZ” diyor. 26 Ağustos sabahı başlayan mücadele 9 Eylül’de İzmir’de sonlanıyor. Tamı tamına ondört gün.. Paşam yanıldınız.. 15 gün dediniz 14 günde bitti.. Mustafa Kemal" ben yanılmadım.. Düşman yanıldı" diyerek cevaplıyor.... Bu cümleleri bir Yunanlıya aktarsak ne der acaba.. Nereden nereye.. Dedem, çocukluğumda hep söylerdi.. "şımarıklığın sonu hüsrandır"... Gelelim yine koronoya.. Dilimizde tüy bitti. Bu işin kolayı korunmak. Korunamazsak inanın bizi altedecek. Maske, mesafe, hijyen. Bu kadar basit önlemleri alamıyorsak daha ne diyelim. Biz farklı bir milletiz. Hala "bize bir şey olmaz" mantığıyla hareket etmeye devam ediyoruz. Elimize almışız çakı bıçağını devlerle mücadeleye kalkışıyoruz.. Olmaz.. Olamaz.. Mücadelenin de bir usulü, bir usturubu var. Gardımızı ona göre alalım.. Ve Eylül ayına geldik.. Bundan sonra daha tehlikeli günler başlayabilir. Mevsim gereği GRİP vakaları da peş peşe gelebilir. Aynı familyadan gelen grip ile Covid 19  paçal yapar, tüm hızıyla üstümüze çullanabilir. Bu duruma DİKKAT EDİP KORUMAMIZI BİR KAT DAHA ARTTIRMAK ZORUNDAYIZ.. Sağlıkçılarımızın, Bilim Kurulu’nun tüm önerilerine riayet edip kendimizi korumak, risk alanlarından uzaklaşmak zorundayız. Yolculuklarım esnasında yol kenarında güzel bir yazı görüyordum. Lokantacı yazmış "durursan sen de tok, ben de tok... durmazsan sen de aç ben de aç" ne kadar hoş ve yerinde bir uyarı.. Biz de bunu günümüze uyarlayalım. "Korunursan sen de var ben de var.. korunmazsan sen de yok ben de yokuz"...  Okulların açılması hala tüm gizemini koruyor. Açılıp açılmayacağı konusunda bir hayli tereddütler var. Açılsa bir türlü açılmasa bir türlü. Sayın bakanımız elbette açılması için tüm gayretleri gösteriyor. Ancak son söz Bilim Kurulu’nda diyor.. Tabii ki doğru.. Yaşanılacak olaylar kontrol edilebilir durumda olursa açılır, yoksa aksilikler yaşanırsa açılmasa da olur diyelim. Ya da geç açılması belki bir takım sorunları da beraberinde getirse de zamanla bunlar da aşılabilir ve telafisi mümkün olur diye düşünüyorum. Murat Dağımız ile ilgili olarak aldığımız haberler pek iç açıcı değil. Altın arama çalışmaları gizliden gizliye yürütülmekteymiş. Yargının kararı olmasına rağmen bir takım insanlar yasaları da çiğneyip aramaya devam etmekteymişler. Olmuyor. Olmamalı. Murat Dağı tüm Ege’nin can suyu merkezidir. Dokunmayın, Dokundurtmayacağız. Facede güzel bir yazıya rastladım.. "Madem petrolü ve doğalgazı kendimiz arıyoruz, altınımızı niye başkalarına arattırıyoruz " diyor. Ne güzel.. Biz de öyle yapalım  bari  derim.. Bir kaç cümle de ormanlarımız için.. Tek önemli söz "ORMANI SEVGİ KORUR" buna duyarlı olalım. Ormanlarımızı koruyalım. Bu hafta KURTULUŞ haftamız. 19 Mayıs 1919'da başlayan KURULUŞ ve KURTULUŞ mücadelemizin son sayfasına ulaşıyoruz. 26 Ağustos’ta başlayan büyük taarruz 9 Eylül’de sonlanacak. Bu günler için de şirin ilçemiz BANAZ’ın kurtuluşu var. 31 AĞUSTOS’ta biz de kurtuluş günümüzü kutluyoruz. Eylül’de UŞAK’ımızın kurtuluş günü.. 1 EYLÜL aynı zamanda "DÜNYA BARIŞ GÜNÜ" ne güzel, kurtuluş günümüzü barış günüyle birlikte kutlamaktayız. Tüm dünya barış ve huzur içinde yaşasın. BARIŞ’a katkı sağlayanlara selam olsun.
Ekleme Tarihi: 01 Eylül 2020 - Salı

NEREDEN NEREYE

Çok kalabalıklara dalmadan yolun bir köşesinden yavaş yavaş yürüyorum. Bir yandan çevreyi gözlüyor, bir yandan da gelip geçenleri kolluyorum. Tam o sırada karşımdan gelen şahsın bana dik dik baktığını htim.. Ancak bir tanıdığa benzetemedim. Bana niye öyle baktı diye düşünürken geçip gitti. Bizim kafa aniden çalıştı ve geçen şahsın arkadaşım olduğunu farkettim. Döndüm, seslendim. O da döndü, bakıştık. Ama hala tereddüt içindeyiz. Zira Ağız-burun maskeli gözünde gözlük, başında şapka.. En yakın arkadaşım.. Yaklaştık birbirimize sosyal mesafe dahilinde.. Dirsek teması tokalaştık.. Konuştuk. “Vay be!” demekten kendimi alamadım.. Ne hallere düştük.. Nereden nereye?
Bu gözle görülmeyen, elle tutulmayan ama milyonları tehdit eden virüs, eşi-dostu, arkadaşı da birbirinden ayırdı, tanınmaz hale getirdi.. Lanet olası..
Bu 2020 nereden geldi, nasıl geldi, feleğimiz şaştı. Sadece bizim mi.. Tüm dünya hazırola geçti. Ama inanıyorum ki atlatacağız. Biz neler atlatmışız neler.. 
Yokluklar, yoksulluklar, felaketler bir bir yaşanmış geçmişte. Biz de bu günlerde yaşıyoruz. Belki de çocuklarımız, torunlarımız daha da büyüklerini yaşayacaklar.. Bilemiyoruz. Umarım yaşamazlar.. Ancak bizim elimizde olmayan nedenler geleceğin daha zorlu olacağını açık seçik belirtiyor. Yaz ortasında sel felaketi, aralıksız orman yangınları, aşırı sıcaktan yaşanan felaketler, depremler.. Hepsi bizim için.. Hiç istemediğimiz ama burnumuzun dibinde tüten SAVAŞ çığlıkları.. Nereden nereye?
Bu Yunanistan’ı kim poh pohluyor bilemiyorum.. Ama el kadar şeyle kol kadar şeyin  peşinde hala. Tam da bu güzel ZAFER haftasına rastgeldi. Anlaşılan Kurtuluş Savaşımızda neler yaşadığını unutmuş. Bakın Mustafa Kemal, 25 Ağustos akşamı tüm planları hazırlamış, taarruza geçmek üzere... “15 gün sonra İZMİR’DEYİZ” diyor. 26 Ağustos sabahı başlayan mücadele 9 Eylül’de İzmir’de sonlanıyor. Tamı tamına ondört gün.. Paşam yanıldınız.. 15 gün dediniz 14 günde bitti.. Mustafa Kemal" ben yanılmadım.. Düşman yanıldı" diyerek cevaplıyor.... Bu cümleleri bir Yunanlıya aktarsak ne der acaba.. Nereden nereye.. Dedem, çocukluğumda hep söylerdi.. "şımarıklığın sonu hüsrandır"...
Gelelim yine koronoya.. Dilimizde tüy bitti. Bu işin kolayı korunmak. Korunamazsak inanın bizi altedecek. Maske, mesafe, hijyen. Bu kadar basit önlemleri alamıyorsak daha ne diyelim. Biz farklı bir milletiz. Hala "bize bir şey olmaz" mantığıyla hareket etmeye devam ediyoruz. Elimize almışız çakı bıçağını devlerle mücadeleye kalkışıyoruz.. Olmaz.. Olamaz.. Mücadelenin de bir usulü, bir usturubu var. Gardımızı ona göre alalım..
Ve Eylül ayına geldik.. Bundan sonra daha tehlikeli günler başlayabilir. Mevsim gereği GRİP vakaları da peş peşe gelebilir. Aynı familyadan gelen grip ile Covid 19  paçal yapar, tüm hızıyla üstümüze çullanabilir. Bu duruma DİKKAT EDİP KORUMAMIZI BİR KAT DAHA ARTTIRMAK ZORUNDAYIZ.. Sağlıkçılarımızın, Bilim Kurulu’nun tüm önerilerine riayet edip kendimizi korumak, risk alanlarından uzaklaşmak zorundayız.
Yolculuklarım esnasında yol kenarında güzel bir yazı görüyordum. Lokantacı yazmış "durursan sen de tok, ben de tok... durmazsan sen de aç ben de aç" ne kadar hoş ve yerinde bir uyarı.. Biz de bunu günümüze uyarlayalım. "Korunursan sen de var ben de var.. korunmazsan sen de yok ben de yokuz"... 
Okulların açılması hala tüm gizemini koruyor. Açılıp açılmayacağı konusunda bir hayli tereddütler var. Açılsa bir türlü açılmasa bir türlü. Sayın bakanımız elbette açılması için tüm gayretleri gösteriyor. Ancak son söz Bilim Kurulu’nda diyor.. Tabii ki doğru.. Yaşanılacak olaylar kontrol edilebilir durumda olursa açılır, yoksa aksilikler yaşanırsa açılmasa da olur diyelim. Ya da geç açılması belki bir takım sorunları da beraberinde getirse de zamanla bunlar da aşılabilir ve telafisi mümkün olur diye düşünüyorum.
Murat Dağımız ile ilgili olarak aldığımız haberler pek iç açıcı değil. Altın arama çalışmaları gizliden gizliye yürütülmekteymiş. Yargının kararı olmasına rağmen bir takım insanlar yasaları da çiğneyip aramaya devam etmekteymişler. Olmuyor. Olmamalı. Murat Dağı tüm Ege’nin can suyu merkezidir. Dokunmayın, Dokundurtmayacağız. Facede güzel bir yazıya rastladım.. "Madem petrolü ve doğalgazı kendimiz arıyoruz, altınımızı niye başkalarına arattırıyoruz " diyor. Ne güzel.. Biz de öyle yapalım  bari  derim..
Bir kaç cümle de ormanlarımız için.. Tek önemli söz "ORMANI SEVGİ KORUR" buna duyarlı olalım. Ormanlarımızı koruyalım.
Bu hafta KURTULUŞ haftamız. 19 Mayıs 1919'da başlayan KURULUŞ ve KURTULUŞ mücadelemizin son sayfasına ulaşıyoruz. 26 Ağustos’ta başlayan büyük taarruz 9 Eylül’de sonlanacak. Bu günler için de şirin ilçemiz BANAZ’ın kurtuluşu var. 31 AĞUSTOS’ta biz de kurtuluş günümüzü kutluyoruz. Eylül’de UŞAK’ımızın kurtuluş günü.. 1 EYLÜL aynı zamanda "DÜNYA BARIŞ GÜNÜ" ne güzel, kurtuluş günümüzü barış günüyle birlikte kutlamaktayız. Tüm dünya barış ve huzur içinde yaşasın. BARIŞ’a katkı sağlayanlara selam olsun.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.