Hatay escort Sex hikayeleri Sikiş hikayeleri porno ize

A. Erkin Sarıoğlu
Köşe Yazarı
A. Erkin Sarıoğlu
 

VE OKULLAR AÇILDI

2021/2022 Eğitim ve öğretim yılı 6 Eylül itibariyle başladı. Uzun zamandır hasret kaldığımız yüz yüze eğitim için şartlar zorlanarak, imkanlar genişletilerek okullarımızın açılışı gerçekleştirildi. Umarım ki böyle kısıtlamalar bir daha yaşanmaz ve yaşamımızın temel taşı eğitime devam ederiz. Bu dönem açılış için bazı kurallar getirildi ve daha sıkı önlemler alındı. 2020'nin 14 Martı’ndan itibaren başlayan kısıtlamalara 1 Temmuz itibariyle bazı tedbirlerin alınması şartıyla son verilmiş ancak gerek vaka sayıları ve gerekse yaşanan can kayıpları geri dönüşü pek sevimli kılmamıştı. Neredeyse 300'e yaklaşan ölümler içimizi acıtmaya devam etmektedir. Evet açıldık açılmasına da sorunlar tam anlamıyla bitmiş değil. Öğrenciler ve özellikle veliler bu durumlar için hala içlerinde endişe taşımaktadırlar. “Ya çocuğuma virüs bulaşırsa ben ne yaparım” endişesi had safhadadır. Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı işbirliği ile hazırlanan yeni kurallara harfiyen uyulmadığı takdirde vahim olayların yaşanması kaçınılmaz olabilir. Ki insanlarımızın hatrı sayılır bir kesimi aşı olmamakta direnmektedirler. Oysa dünyamızda geçmiş yüzyıllarda yaşanmış olan böyle geniş kapsamlı hastalıklardan sadece AŞI sayesinde kurtulabilmişiz. Bu virüsüne yine aşı ile def edileceği gün gibi aşikardır. Diyelim ki aşı olmayanlar sadece kendilerine zarar verecek olsalar kim karışır, bırakın olmasınlar diyebiliriz. Ama aşı olmayan her birey toplum için patlamaya hazır birer bombadır ve hepimizin yaşamını tehlikeye atmaktadır. Toplumumuzda aşı olupta yaşamını yitirenler olduğu varsayımıyla aşı olamayı reddedenler münferit birkaç olayı kendilerine kılavuz alarak büyük bir hataya düşmektedirler. Oysa yaşamın sona ermesi bir çok etkene bağlıdır ve bu şartlar oluştuğunda ölüm vakaları yaşanmaktadır. Yaşanan can kayıplarının aşıdan kaynaklandığı ispat edilmiş değildir. Ayrıca can kayıplarının büyük bir oranı da aşı olmayanlardan oluşmaktadır. Hele şimdi aşı olma yaşı 12'lere de inmişken insanlarımızın çekinmeden en kısa zamanda aşı olmayı gerçekleştirmeleri ülkemiz ve insanlık adına çok önemli sayılmaktadır. Geçtiğimiz hafta 20 bin öğretmenin ataması yapıldı. Aslında çok hoşuma gitti. Ziyadesiyle sevindim. Ama şu soruyu da sormadan edemiyorum. Yahu okulların açılmasına birkaç gün kalaya niye bırakılıyor bu atamalar. Koca yaz döneminde yapılsa da her öğretmen eşini, işini ayarlasa; okulların açılmasıyla birlikte her öğretmen sınıflarında göreve başlasa güzel olmaz mıydı?.. Bu sorun sadece bu yıl değil yıllardır aynı süregelmektedir. Şubat’ta yapılan tayinler bile gördük. Bu durum sağlıklı bir çözüme kavuşturulamadı. Aynı zamanda okulların bakımları ve tadilatları da son dakikaya bırakılır. Okulların açılmasıyla birlikte çocukların arasında boya yapanlar, pencere takanlar, masaları çakanlar yer alır. Bir de sık sık bakan değişir. Bakan değiştikçe statüler yenilenir. Tabii ki her bakanın bir yoğurt yiyişi olduğundan eğitim şamar oğlanına döner. Adı MİLLİ olan bu bakanlığımız yıllar yılı bu ismine yakışır bir eğitimi gerçekleştirememiştir. Atanan öğretmen sayısı yeterli midir, yoksa daha da açık var mıdır bilemiyoruz. Açılış işleri bittiğinde bunlara da vakıf olabileceğiz. Öğretmensiz sınıfları, okulsuz öğrencileri ilerleyen günlerde görebilmemiz mümkün olacak mı yaşayıp göreceğiz. Eğitimde hala aklımın almadığı TAŞIMALI EĞİTİM de bana göre bir sancıdır. Bu ucube sistem sayesinde kırkbin köyümüzün önemli kısmı hem öğretmenden hem de okuldan mahrum kalmıştır. Hiç olmaya haftada bir dalgalanan bayrağımız vardı gurur duyduğumuz.. Şimdilerde o da anılar arasında yok olup gitmektedir. Ne edip yapmalı köy okullarımız eğitim ve öğretime açılmalıdır. Şöyle bir özetleyecek olursak. Okulların açılmasıyla birlikte öğrencilerimizin parlayan göz bebeklerini soldurmamak için kurallara sıkı sıkıya uymamız gerekir. Adam sendecilikten, “Bana bir şey olmaz!” demekten kaçınmalıyız. Sağlık bakanlığınca alınan kurallar dizisine uymalıyız. Milli eğitimin işini zorlaştırmak yerine iyi bir uyum sürecini hayata geçirmeliyiz. Maske, mesafe ve hijyen şartlarından asla vazgeçmemeliyiz. Ve bütün bunları yeniden yaşamamak için haydi hep birlikte AŞI olalım derim. Kolumuzdaki maskenin hiçbir zaman ağzımıza yararının olmadığını bilmenizi isterim. Biliniz ki uzun süre daha maske ile yaşamaya devam edeceğiz. Bundan kurtulmanın en hızlı çözüm yolu AŞI olmaktır. Bütün dünya bu virüsle topyekün mücadele ederken bizler işi yetkililere bırakıp içinden sıyrılmamalıyız. Vatandaşlar olarak görevimiz en iyi şekilde yapıp sonrasını onlara bırakmalıyız. Devletimizde aşı olmayanlar için daha sert önlemler alırken, aşı olanları da belli şekillerde ödüllendirmelidir. Bu pandemi döneminde yaşadığımız ekonomik zorlukları aşmanın da en kısa yolu bu virüsü bir an önce kovmaktır. Unutmayın can tatlıdır ve bu dünya yaşamaya değer. Sevdiklerimizi basit birkaç şey ile yitirmeyelim. Birlikte daha güzel günler yaşamak adına herkes görev başına. Okullarımız açıldı. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize velilerimize ve Milli Eğitim Bakanlığına çalışmalarında başarılar diler, sağlıklı bir yıl olmasını arzularız..
Ekleme Tarihi: 07 Eylül 2021 - Salı

VE OKULLAR AÇILDI

2021/2022 Eğitim ve öğretim yılı 6 Eylül itibariyle başladı. Uzun zamandır hasret kaldığımız yüz yüze eğitim için şartlar zorlanarak, imkanlar genişletilerek okullarımızın açılışı gerçekleştirildi. Umarım ki böyle kısıtlamalar bir daha yaşanmaz ve yaşamımızın temel taşı eğitime devam ederiz. Bu dönem açılış için bazı kurallar getirildi ve daha sıkı önlemler alındı. 2020'nin 14 Martı’ndan itibaren başlayan kısıtlamalara 1 Temmuz itibariyle bazı tedbirlerin alınması şartıyla son verilmiş ancak gerek vaka sayıları ve gerekse yaşanan can kayıpları geri dönüşü pek sevimli kılmamıştı. Neredeyse 300'e yaklaşan ölümler içimizi acıtmaya devam etmektedir.
Evet açıldık açılmasına da sorunlar tam anlamıyla bitmiş değil. Öğrenciler ve özellikle veliler bu durumlar için hala içlerinde endişe taşımaktadırlar. “Ya çocuğuma virüs bulaşırsa ben ne yaparım” endişesi had safhadadır.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı işbirliği ile hazırlanan yeni kurallara harfiyen uyulmadığı takdirde vahim olayların yaşanması kaçınılmaz olabilir. Ki insanlarımızın hatrı sayılır bir kesimi aşı olmamakta direnmektedirler. Oysa dünyamızda geçmiş yüzyıllarda yaşanmış olan böyle geniş kapsamlı hastalıklardan sadece AŞI sayesinde kurtulabilmişiz. Bu virüsüne yine aşı ile def edileceği gün gibi aşikardır. Diyelim ki aşı olmayanlar sadece kendilerine zarar verecek olsalar kim karışır, bırakın olmasınlar diyebiliriz. Ama aşı olmayan her birey toplum için patlamaya hazır birer bombadır ve hepimizin yaşamını tehlikeye atmaktadır.
Toplumumuzda aşı olupta yaşamını yitirenler olduğu varsayımıyla aşı olamayı reddedenler münferit birkaç olayı kendilerine kılavuz alarak büyük bir hataya düşmektedirler. Oysa yaşamın sona ermesi bir çok etkene bağlıdır ve bu şartlar oluştuğunda ölüm vakaları yaşanmaktadır. Yaşanan can kayıplarının aşıdan kaynaklandığı ispat edilmiş değildir. Ayrıca can kayıplarının büyük bir oranı da aşı olmayanlardan oluşmaktadır. Hele şimdi aşı olma yaşı 12'lere de inmişken insanlarımızın çekinmeden en kısa zamanda aşı olmayı gerçekleştirmeleri ülkemiz ve insanlık adına çok önemli sayılmaktadır.
Geçtiğimiz hafta 20 bin öğretmenin ataması yapıldı. Aslında çok hoşuma gitti. Ziyadesiyle sevindim. Ama şu soruyu da sormadan edemiyorum. Yahu okulların açılmasına birkaç gün kalaya niye bırakılıyor bu atamalar. Koca yaz döneminde yapılsa da her öğretmen eşini, işini ayarlasa; okulların açılmasıyla birlikte her öğretmen sınıflarında göreve başlasa güzel olmaz mıydı?.. Bu sorun sadece bu yıl değil yıllardır aynı süregelmektedir. Şubat’ta yapılan tayinler bile gördük. Bu durum sağlıklı bir çözüme kavuşturulamadı.
Aynı zamanda okulların bakımları ve tadilatları da son dakikaya bırakılır. Okulların açılmasıyla birlikte çocukların arasında boya yapanlar, pencere takanlar, masaları çakanlar yer alır. Bir de sık sık bakan değişir. Bakan değiştikçe statüler yenilenir. Tabii ki her bakanın bir yoğurt yiyişi olduğundan eğitim şamar oğlanına döner. Adı MİLLİ olan bu bakanlığımız yıllar yılı bu ismine yakışır bir eğitimi gerçekleştirememiştir. Atanan öğretmen sayısı yeterli midir, yoksa daha da açık var mıdır bilemiyoruz. Açılış işleri bittiğinde bunlara da vakıf olabileceğiz. Öğretmensiz sınıfları, okulsuz öğrencileri ilerleyen günlerde görebilmemiz mümkün olacak mı yaşayıp göreceğiz.
Eğitimde hala aklımın almadığı TAŞIMALI EĞİTİM de bana göre bir sancıdır. Bu ucube sistem sayesinde kırkbin köyümüzün önemli kısmı hem öğretmenden hem de okuldan mahrum kalmıştır. Hiç olmaya haftada bir dalgalanan bayrağımız vardı gurur duyduğumuz.. Şimdilerde o da anılar arasında yok olup gitmektedir. Ne edip yapmalı köy okullarımız eğitim ve öğretime açılmalıdır.
Şöyle bir özetleyecek olursak. Okulların açılmasıyla birlikte öğrencilerimizin parlayan göz bebeklerini soldurmamak için kurallara sıkı sıkıya uymamız gerekir. Adam sendecilikten, “Bana bir şey olmaz!” demekten kaçınmalıyız. Sağlık bakanlığınca alınan kurallar dizisine uymalıyız. Milli eğitimin işini zorlaştırmak yerine iyi bir uyum sürecini hayata geçirmeliyiz. Maske, mesafe ve hijyen şartlarından asla vazgeçmemeliyiz. Ve bütün bunları yeniden yaşamamak için haydi hep birlikte AŞI olalım derim. Kolumuzdaki maskenin hiçbir zaman ağzımıza yararının olmadığını bilmenizi isterim. Biliniz ki uzun süre daha maske ile yaşamaya devam edeceğiz. Bundan kurtulmanın en hızlı çözüm yolu AŞI olmaktır.
Bütün dünya bu virüsle topyekün mücadele ederken bizler işi yetkililere bırakıp içinden sıyrılmamalıyız. Vatandaşlar olarak görevimiz en iyi şekilde yapıp sonrasını onlara bırakmalıyız. Devletimizde aşı olmayanlar için daha sert önlemler alırken, aşı olanları da belli şekillerde ödüllendirmelidir. Bu pandemi döneminde yaşadığımız ekonomik zorlukları aşmanın da en kısa yolu bu virüsü bir an önce kovmaktır. Unutmayın can tatlıdır ve bu dünya yaşamaya değer. Sevdiklerimizi basit birkaç şey ile yitirmeyelim. Birlikte daha güzel günler yaşamak adına herkes görev başına.
Okullarımız açıldı. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize velilerimize ve Milli Eğitim Bakanlığına çalışmalarında başarılar diler, sağlıklı bir yıl olmasını arzularız..
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.