Hakikaten zor işler bunlar. Pahalılık, geçim, hayat şartları... Altından kalkılması çok zor şeyler!..
Dünyada uğraşmadan, çalışmadan geçinmek emekliye, asgari ücretliye kesinlikle mümkün değil. Üç kuruş paraya mecbur kalması ise resmen zulüm... Memura bir nebze idare eder ama ne yazık ki onlar da halinden memnun değiller. O halde çalışmadan geçinen kim? Çalışmadan geçinenler sadece siyasetin peşine takılıp onu kendi amaçları için kullananlar. Bir de geçmişten gelen ana baba zenginliği olanlar...
Bazıları ani tepkiyle, “Biz siyaset için servetimizi harcadık, ne zenginliği” falan diyenler oluyor. Tabii ki tek tük öyleleri de var ama yirmi yıldır anlayış ve siyasetin ahlâkı o kadar bozuldu ki; artık diğerleri onlara “salak” gözüyle bakıyor.
Bakınız peşinen dürüst vekilleri konunun dışında tutarak günümüze şöyle bir bakalım. Ülkemizde maalesef “bal tutan parmağını yalar” sözünden yola çıkarak herkesin aynı zihniyette olması yanlış.
Ülkemizde uyanık insanların gördüğü ve ortaya çıkardığı olaylarla öğreniyoruz bunları. Örneğin şu fon olayında halâ bir çok bilinmeyenin ortaya çıkarılmadığı gibi daha neler neler oluyor bilemiyoruz.
Bu düşünce ile maalesef işe koymada, tayinde, özel isteklerde ve hatta yapılması zorunlu işlerin takibinde bile komisyonsuz adım atan kalmadı gibi bir döneme girdiğimizin üzüntüsünü yaşamaktan başka elimizden gelen bir şey yok!..
Bunlar elimizden gelmiyor ama elimizden gelen işlerde de maalesef bir şekere kanıp daha bir yıl önce olanları unutuveriyoruz. Vatandaş seçimde doğru karar vermeyince bunun bedelini 5 yıl boyunca ödemek zorunda kalıyor. Bugün için en çok zora giren 16 milyon emekli aileleriyle birlikte 40 milyona yaklaşan bir kitle oluşturuyor. Bu kitle zaten doğrudan yüze ellilik bir orana ulaşıyor. Bu rakamı asgari ücretli, memurların yarısı desen astronomik bir yüzdeye yükseliyor. Bırakın A partisini, B partisini kendileri bile bir parti kurma gücüne sahipler. Hadi onu da geçtik, o işlerle de uğraşmasınlar ama seçtikleri birisi ülkede güzel şeyler yapmaz ise, dar gelirliye umut olmazsa, asgari ücretlinin, memurun refahını yükseltemezse değiştirin gidin. Yenisi gelsin ki iş yapmayanın bir dahaki seçimde kesinlikle kazanamayacağı gerçeği sistem olarak ülkeye yerleşsin. Görün o zaman düzgün çalışmayı, faydalı işler yapmayı.
Yaşadığımız sürece çoğunda gördük ki, bir yerel yönetici bile ikinci, üçüncü döneme faydalı olamıyor. Zamanını geçirip gidiyor.
Bunlar tabi toplumun çoğunun arzuladığı bir yöntem olsa da yazarın kişisel görüşleridir. Yıllardır herkes yönetimden, sistemden şikayetçi ise ya ağlamayacak, ya da en faydalı sistemi bulup uygulamaya sokacaktır. Ancak buna inanıp uygulayacak olan da halktır, millettir...
