Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

DİRENECEĞİZ!

Direneceğiz, direnmeliyiz; yoksa umudumuzu kaybederiz. Umut garibin ekmeğidir derler ya! İşte o besler direncimizi. Onun için direnmeliyiz, her yerde, her şeyde direnmeliyiz. Geçtiğimiz hafta Yeşil Banaz Gazetemiz 60 yaşına girdi. Bunca geçen yılın en büyük enerjisi umut sayesinde, direnme sayesinde elde edildi. Geçen yılların hepsinde bunların çok büyük bir etkisi vardı... Bizler direnmeliyiz. İşimizde, ekonomimizde, sağlığımızda; kısaca yaşamımızdaki her şeyde direnmeliyiz. Aynı zamanda umudumuzu da asla yitirmemeliyiz. Umut biterse her şey biter. Çünkü direnmek bile umuttan beslenir... Aslında yaşamımızın her anı direnerek geçiyor. Son yıllarda çevremizdeki en büyük direnme memleketini sevenlerce MURAT DAĞI için oldu. Direniyoruz ama bitmedi, bitmiyor. Bizler hala da direnmeliyiz. Yanlışa, kötülüğe, doğaya, dünyamıza zarar verenlere, havamıza, suyumuza, ormanlarımız zarar verenlere... Direnmemiz gerekiyor, çünkü kurtuluşumuz onda... Biz Murat Dağı için direnirken onlar sürekli cephe değiştiriyor. Şimdi de de Bulkaz Dağı'na geçtiler. Bulkaz Dağı'nda madenciler, mermerciler, altıncılar çeşitli isimlerle oraları da talan etmeye başladılar. Ama direnmeliyiz, birlik olarak, beraber olarak. Memleketimizde hiç bir iş yürümüyor, istenilen hizmetler gelmiyor diye bağırmaktan sesimiz kısıldı. İnsanlar da bu bezginlikten dolayı umudunu kesti artık. Sanki üzerimize umutsuzluğun, dirençsizliğin bir kara bulutu çöktü. Hani eskiler derler ya; "tam böğrümün üstüne bir öküz çöktü, bir türlü kalkmıyor" tam onun gibi bir bezginlik, bıkkınlık, umutsuzluk. Ama bu kara bulutları kaldırmalıyız, direnme gücümüzü yeniden toplamalı, umutlarımızı tekrar yeşertmeliyiz. Başka çaremiz yok!.. Direnmeliyiz... Hatta umutsuzluğa bile yılmadan direnmeliyiz. İlçemizdeki büyük bir işletmede istenmeyen olaylar oluyor. Önce yabancıların getirilmesi, sonra bazı bölüm-lerde şarterlerin indirilmesi, ödemelerin yapılamaması, son olarak da konkordato olayları... Ortalıkta bunlar bilerek, planlı yapılan hileli işler olarak yorumlansa da bizler, çalışanlar umutlarımızı kaybetmeden direnerek burada yeniden faaliyetin başlatılması ve üretimin yapılması için çaba göstermeliyiz. Herkes seyrederse, direnme biterse çok şey biter!... Israrla, kararlılıkla yapılamayan yatırımları yaptır-mak, çözülemeyen sorunları çözmek, bir türlü gelmeyen hizmetleri getirmek; kısacası bunların çözülmesi için de direnmeliyiz.  İnsan dara düştüğünde, ekonomik sıkıntılar yaşadı-ğında, aile sorunlarıyla karşılaştığında, hastalandığında, yaşam savaşı verdiğinde kısacası yaşamın her anında direncini ve umudunu kaybetmemelidir. Bunun kaybı yaşamın kaybı demektir. Umut garibin ekmeği olsa da!...
Ekleme Tarihi: 06 Ekim 2026 -Salı

DİRENECEĞİZ!

Direneceğiz, direnmeliyiz; yoksa umudumuzu kaybederiz. Umut garibin ekmeğidir derler ya! İşte o besler direncimizi. Onun için direnmeliyiz, her yerde, her şeyde direnmeliyiz.
Geçtiğimiz hafta Yeşil Banaz Gazetemiz 60 yaşına girdi. Bunca geçen yılın en büyük enerjisi umut sayesinde, direnme sayesinde elde edildi. Geçen yılların hepsinde bunların çok büyük bir etkisi vardı...
Bizler direnmeliyiz. İşimizde, ekonomimizde, sağlığımızda; kısaca yaşamımızdaki her şeyde direnmeliyiz. Aynı zamanda umudumuzu da asla yitirmemeliyiz. Umut biterse her şey biter. Çünkü direnmek bile umuttan beslenir...
Aslında yaşamımızın her anı direnerek geçiyor. Son yıllarda çevremizdeki en büyük direnme memleketini sevenlerce MURAT DAĞI için oldu. Direniyoruz ama bitmedi, bitmiyor. Bizler hala da direnmeliyiz. Yanlışa, kötülüğe, doğaya, dünyamıza zarar verenlere, havamıza, suyumuza, ormanlarımız zarar verenlere...
Direnmemiz gerekiyor, çünkü kurtuluşumuz onda...
Biz Murat Dağı için direnirken onlar sürekli cephe değiştiriyor. Şimdi de de Bulkaz Dağı'na geçtiler. Bulkaz Dağı'nda madenciler, mermerciler, altıncılar çeşitli isimlerle oraları da talan etmeye başladılar. Ama direnmeliyiz, birlik olarak, beraber olarak.
Memleketimizde hiç bir iş yürümüyor, istenilen hizmetler gelmiyor diye bağırmaktan sesimiz kısıldı. İnsanlar da bu bezginlikten dolayı umudunu kesti artık. Sanki üzerimize umutsuzluğun, dirençsizliğin bir kara bulutu çöktü. Hani eskiler derler ya; "tam böğrümün üstüne bir öküz çöktü, bir türlü kalkmıyor" tam onun gibi bir bezginlik, bıkkınlık, umutsuzluk. Ama bu kara bulutları kaldırmalıyız, direnme gücümüzü yeniden toplamalı, umutlarımızı tekrar yeşertmeliyiz. Başka çaremiz yok!..
Direnmeliyiz... Hatta umutsuzluğa bile yılmadan direnmeliyiz.
İlçemizdeki büyük bir işletmede istenmeyen olaylar oluyor. Önce yabancıların getirilmesi, sonra bazı bölüm-lerde şarterlerin indirilmesi, ödemelerin yapılamaması, son olarak da konkordato olayları... Ortalıkta bunlar bilerek, planlı yapılan hileli işler olarak yorumlansa da bizler, çalışanlar umutlarımızı kaybetmeden direnerek burada yeniden faaliyetin başlatılması ve üretimin yapılması için çaba göstermeliyiz. Herkes seyrederse, direnme biterse çok şey biter!...
Israrla, kararlılıkla yapılamayan yatırımları yaptır-mak, çözülemeyen sorunları çözmek, bir türlü gelmeyen hizmetleri getirmek; kısacası bunların çözülmesi için de direnmeliyiz. 
İnsan dara düştüğünde, ekonomik sıkıntılar yaşadı-ğında, aile sorunlarıyla karşılaştığında, hastalandığında, yaşam savaşı verdiğinde kısacası yaşamın her anında direncini ve umudunu kaybetmemelidir. Bunun kaybı yaşamın kaybı demektir.
Umut garibin ekmeği olsa da!...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.