Bugün itibarı ile neredeyse mart ayının yarısına ulaştık. Yani bahar ayına girdik, ümitlerimiz heveslerimiz yeniden yeşermeye başladı. Bu güzellikler de beklentilerimizi biraz olsun artırdı.
Bu arada mübarek Ramazan ayının sonuncu dilimine yani mağfiret bölümüne de ulaştık. Hani derler ya; “Başı rahmet, ortası mağfiret (bağışlanma) ve sonu cehennemden kurtuluş olan üç aydan sonuncusudur. İlk 10 gün rahmetle başlar, ardından günahların bağışlandığı mağfiret günlerine girilir”.
Bu güzelliklerin arasında Ortadoğu’da kan ve gözyaşı olanca hızıyla akmaya devam ediyor. Cana, kana susamış emperyalist ülkeler ağırlıklı olarak İslam ülkelerine bombalar yağdırıyor. Bu konuda ne yazık ki Müslüman ülkeler diğer Müslüman ülkelerin yok oluşunu televizyonda dizi izler gibi izliyor.
Açık ve net söylemek gerekirse Müslüman ülkelere acıyan tek ülke yine Hristiyan İSPANYA çıktı.
İşin samimisi insanlık adına bu savaşın, zulmün hatta Gazze’deki soykırımın bir an önce bitirilmesi, savaşların insanın canına, malına kastının bitirilmesini istiyoruz. İnşallah bu zulüm bir an önce biter.
Bu sıkıntıların arasında bir bayramın hazırlıkları hızlı bir şekilde başladı.
Haftaya bu gün Ramazan Bayramı’nı hep birlikte kutlayacağız. Bayramın maneviyatını orucunu tutanlar, maddiyatını da parası olanlar yaşayacak. Bu konuda da insanların büyük bir hevesle bekledikleri “bayram ikramiyelerindeki artış” fiyaskoya dönüştü. Aylardır toplanıp toplanıp karar veremedikleri 4 bin liralık ikramiyenin bin lira artırılarak 5 bin liraya çıkarılması suya düştü. Değerli yetkililerimiz bütçemizin bu artışa müsait olmadığı, bu sebeple emekli ikramiyelerinin artışının yapılamayacağı belirtiliyor.
Zaten bu konulara alışığız biz. Her yıl emeklilere, çalışanlara, dar gelirlilere verilecek maaş ve yapılacak ödemeler için aylarca toplanıp toplanıp dağılarak zor zahmet ve kıt kanaat artış yapılmıyor mu? Buna karşılık çok sevgili milletvekillerimize verilecek paraların bir gecede yıldırım hızıyla onaylandığına şahit olmuyor muyuz?
Buna da hayırlı olsun diyelim artık!
Sevgili emeklilerimiz bin liralık artışla alabilecek-leri 1 kilo eti alamayacaklar, yiyemeyecekler artık. Eh! olsun bakalım zaten tadını unuttukları eti yemeyince ölmezler herhalde!...
Sizler boşverin bunları. Güzelce bir tane tavuk alın, yanına da şöyle basit yollu bir Kemalpaşa ya da sütlaç idare ediverin artık, Olmaz mı?...
