Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk öyle bir temeller atmış ki bugün dahi hiçbir ülke lideri bunları yapmaya, gerçekleştirmeye cesaret edemiyor. Bu sebepledir ki bu ülke sonsuza kadar payidar olacaktır.
Bir ülke düşünün ki; 106 yıl önce çocuklarına bir "bayram" armağan edilmiş. Bir lider düşünün ki; ülkesindeki çocukların, gelecek nesillerin kendilerinden sonra o ülkeyi yöneteceklerini, o ülkeni sahibi olacaklarını öngörmüş. Ne büyük dünya görüşü!...
Evet, bizim geleceğimiz çocuklar... Bu günün küçükleri, yarının büyükleri... Her ne kadar bazı kötü olayların aktörü olsalar da biz onlardan büyük işler, iyi bir gelecek bekliyoruz. Zira 106 yılın bazı dönemlerinde yanlış yönlendirilmiş, siyasete kurban edilmiş, bazen de boş verilmiş bir nesil. Ancak her defasında yanlışların hakından gelerek dimdik ayakta durmuş. Biz onlardan umutluyuz. Bu sebepledir ki geleceğinize sahip çıkmalıyız. Yani çocuklarımıza sahip çıkmalıyız.
İstisna dönemlerde çocukların bu bayramlarını kutlamamak için bazı olayları bahane edenler olmuştur.
Sudan sebepleri öne sürenler en büyük kötülüğü çocuklarımıza yapmışlardır. Onlar da hatalarını elbette anlayacak olsalar da tarih bu konuda hata affetmediğini her zaman belirtmektedir.
Bu arada şu özeleştiriyi de yapmak ve göz önünde tutmak zorundayız. Elbette dünyadaki tek çocuk bayramı bizim ülkemizde kutlanıyor, diğer ülkelerde yok! Ancak bizler çocuklara gerçekten Atatürk’ün öngördüğü gibi, bugün kimi gelişmiş ülkelerde olduğu gibi gereken önemi, hak ettikleri değeri verebiliyor muyuz? Çünkü bazı zamanlarda olduğu gibi en son Şanlıurfa ve Kahraman-maraş’ta meydana gelen olaylarda bunun pek de öyle olmadığı yoğun şekilde konuşulur oldu.
Neyse...
Çocukluğumuzda bizler 23 Nisan Bayramı kutlamalarına ne kadar şevkle hazırlanırdık. Haftalar öncesinden bayram coşkusunu yüreklerimizde hissederdik. Hele bayramda görevli olanlar için bu şevk; heyecana, başarılı olamama korkusuna bile dönüştürdü. Şiir okuyanlarda ayrı bir heyecan, konuşma yapanlarda farklı bir tedirginlik, halk oyunu oynayacaklar da bambaşka bir coşku olurdu. Bayramlar "bayram" gibi kullanırdı. Çünkü bu bayram ve diğer bayramlar bizlere ATA MİRASI idi.
Son zamanlarda Atatürk'e saldıran, hakaret eden, utanmadan, sıkılmadan tarihi bile değiştirmeye kalkışan meczuplar oldukça fazlalaşmaya başladı. Belli ki bunlar bir yerlerden güç alıp, bazı çevrelerce iyi beslenmektedirler. Ben kendi adıma bunların gidişatlarını kaygı ve endişe ile izliyorum. Çünkü yapmaya çalıştıkları işler insanları ayrıştırmayı, toplumu kutuplaştırmayı daha açığı ülkeyi bölmeyi hedeflemektedirler. Bu sebepledir ki bu ülkeyi yönetenler buna bir çözüm bulmalıdırlar. Zira bu ülke hepimizindir. 100 yıllık Cumhuriyetin, demokrasinin, özgürlüğün nesinden rahatsız olunuyor da çıkışı olmayan sapkın fikirlere kapılıyorlar. Bu ülkede barış ve kardeşlik içinde yaşanacaksa ayrıştırmaya, bölmeye kalkanlara fırsat verilmemelidir.
Bu güzel ülke, bu güzel bayram hepimizindir. Büyük Atatürk'ün dünyada eşi benzeri olmayan, başka hiçbir ülkede olmayan dahiyane fikri, çocuklara armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı coşkuyla, gururla kutlayalım. Bayramınız kutlu olsun geleceğimizin teminatı çocuklarımız...
