Dün sabah okullar büyük bir heyecanla, başka bir coşkuyla açıldı. Sanırım bu coşku daha çok öğrenciler içindi. İstisnalar hariç velilerin büyük çoğunluğu mali külfetten, okul idarecileri eksikliklerden, öğretmenler ise üç aylık rehavetin ardından başlayan okul, ders, sınav ve koşturmadan biraz muzdarip idi.
Okullar açıldı, dersler başladı ama beraberinde sorunlar ve sıkıntılar da yeniden kapımızı çaldı. Defter, kalem, kıyafet, harçlık ve diğer okul masrafları bitmeyen dertlerin başında geliyor. Özel okulda okuyanlar, özel ders alanlar ve etüt merkezlerine gidenler ise işin başka bir boyutu. Kısacası okul demek masraf, eğitim demek kaygı oldu artık.
Pazar günü bir okulun yurdu önünde, işte bu heyecanın ve kaygının iç içe geçtiği manzaralara şahit oldum. Yatılı okuyacak öğrencilerin yüzlerindeki sevinçle tedirginlik birbirine karışmıştı. Üst sınıftakiler tekrar buluşmanın mutluluğunu yaşarken, yeni gelenler sanki sonu görünmeyen bir tünele giriyordu.
Anne ve babalarda ise aşırı belirsizliğin onlarca soruyla çevrelenmiş ayrı bir endişe vardı.
Bir ailede gördüğüm manzara özellikle dikkatimi çekti. Baba, oldukça eski, sağı solu ezik bükük, boyaları çıkınca küflenmiş aracından çocuğunun belirlenen eşyalarını büyük bir heyecanla indiriyordu. Çevredeki lüks araçların arasında, sanki yaptığı işten utanıyor gibiydi. Oysa çocuğu yani kızı oldukça şık, gayet güzel giyimliydi. Birkaç çanta, poşet ve bohçayla yurda girerken yüzündeki ifade, sanki uzak bir yerden gelip çocuğunu asker ocağına getiren bir babanın kaygısını hatırlattı. Belli ki imkânı ne kadarsa, hepsini çocuğu için seferber etmişti.
İşte hayatın gerçek yüzü de burada ortaya çıkıyor. Kimi için okulun açılması yeni bir eğitim yılı, kimi için ise daha ağır bir ekonomik mücadelenin başlangıcı. Üstelik şimdi kış hazırlıkları da kapıda. Herkes bu yükü taşıyacak ama dar gelirlinin sırtındaki yük herkesinkinden, her zamankinden daha ağır olacak.
Bir de yıllardır eleştirdiğimiz ama bir türlü düzeltmediğimiz başka ve yanlış bir konu var: Okulların bakım, tamir ve tadilatlarının neden son dakikaya bırakılması!...
Üç ay süren uzunca yaz tatilinde yapılabilecek çalışmalar, nedense okulların açılmasına günler kala başlıyor. İlçemizdeki yüksekokulda yaklaşık bir ay önce başlayan güçlendirme ve tadilat çalışmaları da herkeste ister istemez aynı soruyu akla getiriyor. Çalışmalar nedeniyle yüksekokulun bir süre Uşak merkezde eğitim vereceği de belirtiliyor.
Ne diyelim!…
Okullar açıldı, eğitim başladı, kaygılar da bera-berinde geldi. Ekonomik sıkıntıların, eksikliklerin ve kış hazırlıklarının gölgesinde yeni bir eğitim yılına başladık. Umarız bütün bu sıkıntılar kısa sürede aşılır ve çocuklarımız ve ailelerimiz kaygılardan uzak; huzurlu, başarılı bir eğitim yılı geçirir.
Şimdilik bizlere de her zamanki gibi “Hayırlısı olsun” demekten başka bir şey kalmıyor.
