Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

MURAT DAĞI İÇİN

Havasına suyuna taşına toprağına Bin can feda bir tek dostuma Her köşesi cennetim ezilir yanar içim Bir başkadır benim memleketim Bir cennet misaliydi yurdumuz. Havası, suyu, taşı, toprağı şarkılara ilham olmuştu. Bizlere bahşedilen bu topraklarda dünyanın en lezzetli sebzeleri, meyveleri yetiştirdi. Hep söyleriz, eskilerde yetişen domatesin tadını, tuzunu asla yeniden bulamıyoruz artık. Her şey bozuldu ancak bu gidişi herkesten önce bizler insanlar olarak kötüye yönlendirdik. Hor kullandık şu dünyayı... Güzelim verimli arazileri betonlarla donattık. Ağaçları söküp yerlerine soğuk, cansız binalar diktik. Bereket fışkıran tarlalara fabrikalar kurduk. Halbuki diğer milletler nerede verimsiz, kıraç araziler var oralara yöneliyor, tamamen ölü arazileri yerleşim için kullanıyordu. Bizler bunları düşünemedik, ya da düşünmemizi istemediler. Daha YAKIN GEÇMİŞTE Ankara'nın göbeğinde ağaçları kesip yol yapmadılar mı? Parklarda betonlaşma için herşeyi göze almadılar mı? Demek ki neymiş, rant her zaman parkın, menfaat sağlığın önüne geçiyormuş. Ama yazık ediyoruz, kendimize, çocuklarımıza. Geleceğimize kendi ellerimizle yazık ediyoruz. Bunları düşünmüyor gibi bir süredir de genetiği oynanmış İsrail tohumunu, fidanını kullanmak için yarışıyoruz. Yasalar çıkarıyor, teşvikler veriyoruz. Konuyu yine doğaya, çevreye odaklayacak olursak yine MURAT DAĞI diyeceğiz. Hiç bitmeyen ve bitmeyecek acımasızlıkla Murat Dağımıza saldırılar devam ediyor.  Önceki hafta manşetten yaptığımız haberimizde buralarda yeniden maden çıkarmak için çalışmaların olduğunu yayınladık. Merak edenlere söyleyelim, o iş daha bitmedi hatta yeni başlıyor. Murat Dağı demek temiz oksijen demek. Yeşil çevre, güzel ormanlar demek. Murat Dağı eşsiz endemik bitkilerin, geyiklerin, tavşanların ve yüzlerce çeşide varan nadir hayvanlar demek. Dahası Murat Dağı demek, HAYAT demek, SU demek!... SU!... Evet, su!... Çünkü Murat Dağı’nın eşsiz kalitedeki suyu silsile ile onlarca köyü, ilçemizi, Uşak’ı, diğer ilçelerimizi ve aktığı güzergah boyunca yüzlerce yerleşim yerini besliyor, milyonlarca insana hayat veriyor. Bir insan ALTIN’sız ne kadar yaşayabilir? Bir ömür boyu!... Evet, her insan altınsız, gümüşsüz bir ömür boyu yaşayabilir. Ekmeksiz iki aya kadar yaşayabilse de SUSUZ ANCAK BİR-İKİ GÜN YAŞANABİLİR. Murat Dağı’na çakılacak bir tek çivi ise buranın hayat kaynağı suyunu bitirecek bir girişimdir. İstediğiniz yerde istediğiniz kadar araştırın, soruşturun. Bu gerçeği değiştirebilecek tek şey MURAT DAĞI’NA DOKUNULMAMASIDIR. Evet, biz defalarca yazıyoruz, ömrümüzün yettiği kadar da yazacağız. Murat Dağı’nda yeniden maden arama girişimleri var. Giden şirketler gitti, iş bitti değil. Şimdi yenisi geldi. Sonrasında da gelecekler. Ancak Banazlılar birleşir, bir araya gelir duyarlı davranırsa gelen vız gelir, tırıs gider. Ancak insanlarımızda bu bilincin olması ve mücadelenin hiç bir zaman bırakılmaması bilinci olmalıdır. Yoksa Murat Dağı’nı değil, içecek çayını zor buluruz... İlçemizin duyarsız insanlarına, idarecilerine sesleniyorum. Zaten bir avuç toprak, bir yudum su için çabalıyoruz. Topraklarımızda verim azaldı, hiç olmazsa GELİN SUYUMUZA SAHİP ÇIKALIM!...
Ekleme Tarihi: 13 Şubat 2026 -Cuma

MURAT DAĞI İÇİN

Havasına suyuna taşına toprağına
Bin can feda bir tek dostuma
Her köşesi cennetim ezilir yanar içim
Bir başkadır benim memleketim
Bir cennet misaliydi yurdumuz. Havası, suyu, taşı, toprağı şarkılara ilham olmuştu. Bizlere bahşedilen bu topraklarda dünyanın en lezzetli sebzeleri, meyveleri yetiştirdi. Hep söyleriz, eskilerde yetişen domatesin tadını, tuzunu asla yeniden bulamıyoruz artık. Her şey bozuldu ancak bu gidişi herkesten önce bizler insanlar olarak kötüye yönlendirdik. Hor kullandık şu dünyayı...
Güzelim verimli arazileri betonlarla donattık. Ağaçları söküp yerlerine soğuk, cansız binalar diktik. Bereket fışkıran tarlalara fabrikalar kurduk.
Halbuki diğer milletler nerede verimsiz, kıraç araziler var oralara yöneliyor, tamamen ölü arazileri yerleşim için kullanıyordu. Bizler bunları düşünemedik, ya da düşünmemizi istemediler. Daha YAKIN GEÇMİŞTE Ankara'nın göbeğinde ağaçları kesip yol yapmadılar mı?
Parklarda betonlaşma için herşeyi göze almadılar mı? Demek ki neymiş, rant her zaman parkın, menfaat sağlığın önüne geçiyormuş.
Ama yazık ediyoruz, kendimize, çocuklarımıza. Geleceğimize kendi ellerimizle yazık ediyoruz. Bunları düşünmüyor gibi bir süredir de genetiği oynanmış İsrail tohumunu, fidanını kullanmak için yarışıyoruz. Yasalar çıkarıyor, teşvikler veriyoruz.
Konuyu yine doğaya, çevreye odaklayacak olursak yine MURAT DAĞI diyeceğiz. Hiç bitmeyen ve bitmeyecek acımasızlıkla Murat Dağımıza saldırılar devam ediyor. 
Önceki hafta manşetten yaptığımız haberimizde buralarda yeniden maden çıkarmak için çalışmaların olduğunu yayınladık. Merak edenlere söyleyelim, o iş daha bitmedi hatta yeni başlıyor.
Murat Dağı demek temiz oksijen demek. Yeşil çevre, güzel ormanlar demek. Murat Dağı eşsiz endemik bitkilerin, geyiklerin, tavşanların ve yüzlerce çeşide varan nadir hayvanlar demek. Dahası Murat Dağı demek, HAYAT demek, SU demek!...
SU!...
Evet, su!... Çünkü Murat Dağı’nın eşsiz kalitedeki suyu silsile ile onlarca köyü, ilçemizi, Uşak’ı, diğer ilçelerimizi ve aktığı güzergah boyunca yüzlerce yerleşim yerini besliyor, milyonlarca insana hayat veriyor.
Bir insan ALTIN’sız ne kadar yaşayabilir?
Bir ömür boyu!...
Evet, her insan altınsız, gümüşsüz bir ömür boyu yaşayabilir. Ekmeksiz iki aya kadar yaşayabilse de SUSUZ ANCAK BİR-İKİ GÜN YAŞANABİLİR. Murat Dağı’na çakılacak bir tek çivi ise buranın hayat kaynağı suyunu bitirecek bir girişimdir. İstediğiniz yerde istediğiniz kadar araştırın, soruşturun. Bu gerçeği değiştirebilecek tek şey MURAT DAĞI’NA DOKUNULMAMASIDIR.
Evet, biz defalarca yazıyoruz, ömrümüzün yettiği kadar da yazacağız. Murat Dağı’nda yeniden maden arama girişimleri var. Giden şirketler gitti, iş bitti değil. Şimdi yenisi geldi. Sonrasında da gelecekler. Ancak Banazlılar birleşir, bir araya gelir duyarlı davranırsa gelen vız gelir, tırıs gider. Ancak insanlarımızda bu bilincin olması ve mücadelenin hiç bir zaman bırakılmaması bilinci olmalıdır. Yoksa Murat Dağı’nı değil, içecek çayını zor buluruz...
İlçemizin duyarsız insanlarına, idarecilerine sesleniyorum. Zaten bir avuç toprak, bir yudum su için çabalıyoruz. Topraklarımızda verim azaldı, hiç olmazsa GELİN SUYUMUZA SAHİP ÇIKALIM!...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.