Hatay escort Sex hikayeleri Sikiş hikayeleri porno ize

Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

OYUNUZU SATMAYIN

Yaygın bir efsanedir çobanın para uğruna köpeğini feda ettiği hikaye. Son günlerdeki seçim ortamında yaşananlarla neredeyse birebir örtüşüyor. Bu hikayeyi muhtemelen bazılarınız da biliyordur ama şöyle bir zihinleri tazelemek açısından tekrar edelim dedim. *     *     * Senenin 1917'li yıllar olduğu belirtiliyor. Bu olayın geçtiği yerin de Irak olduğu.  İngiliz general, koyunlarını otlatan çobanı uzaktan bir müddet izledikten sonra yanına yaklaşır ve; - “Eğer sürüyü koruyan köpeğini öldürürsen sana 100 sterlin vereceğim” der. Uzun zamandır zor şartlarda yaşayan çoban için büyük paradır bu miktar. Ancak köpek de çok kıymetlidir. Çobanın tek güvendiği, sürüsünü idare eden, her türlü tehlikeye karşı koruyan, hasta olan koyunun başında bile günlerce aç susuz bekleyen bir varlıktır köpeği. Ama teklif edilen para, 100 sterlin. İyi para! Çoban, köpeği yakalayıp generalin önünde keser ve alır parayı. General; - “Köpeğin derisini yüzersen 100 sterlin daha veririm” der. Çoban bu sefer düşünmeden, yüzer deriyi ve alır parayı. General; - “Köpeği parçalara ayırırsan 100 sterlin daha” der. İş raydan çıkmıştır artık. Ayırır parçalara, alır parayı. İşi biten general ordan ayrılırken bu sefer teklif çobandan gelir; - “100 sterlin daha verirsen köpeğin etinden de yerim”. General cevap verir; - “Asla!... Benim amacım, değer verdiklerinize karşı yaklaşımınızı öğrenmekti. Sen para için yoldaşın, yardımcın, her şeyin olan köpeği feda ettin. Ben ihtiyacım olan şeyi öğrendim. Sonra yanındakilere dönüp; - “İnsanlar bu karakterde olduğu müddetçe korkmayın, her şeyi yaptırabilirsiniz” der. Evet, önümüzdeki hafta sonu gerçekleştirilecek olan seçimlerle ilgili bağdaştırmak çok acımasız mı olur bilemem. Ama sokakta konuşulanlara kulak verince de “az bile kalır” diyorum. Siz istediğiniz kadar bağırın, çığırın, "OY vicdanınızda saklı tutulabilen, size özel yegane tek servettir, satılamaz, satın alınamaz. Alan da satan da şe*refsizdir" diye yorumlanır. Ne yazık ki son çeyrek yüzyılda her şeyde olduğu gibi bu müstesna özelliğimiz de telef oldu gitti. Oysa gelişmiş ülkelerde hiç bir insanın oyu parayla alınamaz, satılamaz ve normalde TEKLİF BİLE EDİLEMEZ. Ne yazık ki bizlerde alan, karşısındakini “söğüşledim!” düşüncesiyle pişmiş kelle gibi sırıtır. Veren de parayla her şeyi satın alabilirim” tezini kanıtlamış gibi kubarır. İki taraf da satılan şeyin onur, gurur olduğunu görmezden gelirler. Birilerinin arkasında menfaat uğruna k*peklik yapanlar; siz para ile satıldıktan sonra para ile satın alınabilecek sahibinizin üç kuruş uğruna gözünü kırpmadan sizi de satabileceğini asla unutmayın...
Ekleme Tarihi: 26 Mart 2024 - Salı

OYUNUZU SATMAYIN

Yaygın bir efsanedir çobanın para uğruna köpeğini feda ettiği hikaye. Son günlerdeki seçim ortamında yaşananlarla neredeyse birebir örtüşüyor. Bu hikayeyi muhtemelen bazılarınız da biliyordur ama şöyle bir zihinleri tazelemek açısından tekrar edelim dedim.
*     *     *
Senenin 1917'li yıllar olduğu belirtiliyor. Bu olayın geçtiği yerin de Irak olduğu. 
İngiliz general, koyunlarını otlatan çobanı uzaktan bir müddet izledikten sonra yanına yaklaşır ve;
- “Eğer sürüyü koruyan köpeğini öldürürsen sana 100 sterlin vereceğim” der.
Uzun zamandır zor şartlarda yaşayan çoban için büyük paradır bu miktar. Ancak köpek de çok kıymetlidir. Çobanın tek güvendiği, sürüsünü idare eden, her türlü tehlikeye karşı koruyan, hasta olan koyunun başında bile günlerce aç susuz bekleyen bir varlıktır köpeği. Ama teklif edilen para, 100 sterlin.
İyi para!
Çoban, köpeği yakalayıp generalin önünde keser ve alır parayı.
General;
- “Köpeğin derisini yüzersen 100 sterlin daha veririm” der.
Çoban bu sefer düşünmeden, yüzer deriyi ve alır parayı.
General;
- “Köpeği parçalara ayırırsan 100 sterlin daha” der.
İş raydan çıkmıştır artık. Ayırır parçalara, alır parayı.
İşi biten general ordan ayrılırken bu sefer teklif çobandan gelir;
- “100 sterlin daha verirsen köpeğin etinden de yerim”.
General cevap verir;
- “Asla!... Benim amacım, değer verdiklerinize karşı yaklaşımınızı öğrenmekti. Sen para için yoldaşın, yardımcın, her şeyin olan köpeği feda ettin. Ben ihtiyacım olan şeyi öğrendim.
Sonra yanındakilere dönüp;
- “İnsanlar bu karakterde olduğu müddetçe korkmayın, her şeyi yaptırabilirsiniz” der.
Evet, önümüzdeki hafta sonu gerçekleştirilecek olan seçimlerle ilgili bağdaştırmak çok acımasız mı olur bilemem. Ama sokakta konuşulanlara kulak verince de “az bile kalır” diyorum.
Siz istediğiniz kadar bağırın, çığırın, "OY vicdanınızda saklı tutulabilen, size özel yegane tek servettir, satılamaz, satın alınamaz. Alan da satan da şe*refsizdir" diye yorumlanır. Ne yazık ki son çeyrek yüzyılda her şeyde olduğu gibi bu müstesna özelliğimiz de telef oldu gitti. Oysa gelişmiş ülkelerde hiç bir insanın oyu parayla alınamaz, satılamaz ve normalde TEKLİF BİLE EDİLEMEZ.
Ne yazık ki bizlerde alan, karşısındakini “söğüşledim!” düşüncesiyle pişmiş kelle gibi sırıtır. Veren de parayla her şeyi satın alabilirim” tezini kanıtlamış gibi kubarır. İki taraf da satılan şeyin onur, gurur olduğunu görmezden gelirler.
Birilerinin arkasında menfaat uğruna k*peklik yapanlar; siz para ile satıldıktan sonra para ile satın alınabilecek sahibinizin üç kuruş uğruna gözünü kırpmadan sizi de satabileceğini asla unutmayın...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.