Avni Erdal Sarıoğlu
Köşe Yazarı
Avni Erdal Sarıoğlu
 

MEVSİMLER GEÇERKEN

Hayat, aynı perdede tekrar tekrar seyredilen bir film gibidir. Mevsimler değişir, günler birbirini kovalar, biz ise farkına bile varmadan zamanın peşinden sürükleniriz. Ne seyretmekten vazgeçeriz ne de yeniden izlemekten sıkılırız. İşte hayatın değişmeyen kanunu da budur; zaman durmaz, hayat devam eder. Daha dün “Yaz bir türlü gelmedi.” diye söyle-nirken, bir de bakmışız yaz gelmiş ve dönüş yoluna bile girmiş. Günler, haftalar ve aylar o kadar hızlı geçiyor ki bazen yaşadığımız zamanın farkına bile varamıyoruz. Bahar benim için sevinç, yaz mutluluk, sonbahar hazan, kış ise biraz hüzündür. Her mevsimin kendine has bir güzelliği var elbette. Ancak sonbaharın sararan yapraklarında ve kışın sessizliğinde insan ister istemez geçmişi, geçen yılları ve geride kalanları düşünüyor. Hafta sonundaki serin ve az yağışlı hava, sanki yaklaşan kışın habercisi gibiydi. Oysa daha birkaç gün önce sıcaktan şikâyet ediyor, serin havayı özlüyorduk. İnsanoğlu böyledir işte!... Yazın serinliği, kışın güneşi, yağmurda güneşi, güneşte yağmuru arar. Beklentiler hiç bitmez. Ağustosun ortasında Ağrı Dağı'na yağan kar ise bu döngünün ne kadar şaşırtıcı olabileceğini bir kez daha gösterdi. Sürpriz mi desek, sıradışı mı desek, olağandışı mı desek bilemiyoruz. Yazın ortasında, güneşin en sıcak günlerinde kar görmek insanı ister istemez düşündürüyor.  Mevsimler bazen alışılmışın dışına çıkar, bize de “Hayat her zaman beklediğimiz gibi gitmez.” dercesine küçük sürprizler yaşatır. Yazın ortasında, güneşin en sıcak günlerinde kar görmek insanı ister istemez düşündürüyor. Sahi, bu mevsimde ülkemizin bir köşesine kar yağması normal midir acaba? Yoksa doğa da bize bir şeyler anlatmaya mı çalışıyor?Belki de doğanın kendi diliyle bize söylediği şudur:“Hiçbir şey olduğu yerde kalmıyor.”Çünkü mevsimler değişirken aslında yalnızca hava değişmiyor. Biz de değişiyoruz. Yaşımız ilerliyor, saçlarımız biraz daha beyazlıyor, yüzümüzde yeni çizgiler beliriyor. Asıl düşündürücü olan ise mevsimler değişirken bizim de değişiyor olmamızdır. Bir zamanlar çocukluğumuzun baharında, sonra gençliğimizin yazında kaldık. Şimdi farkına varmadan ömrün sonbaharına doğru ilerliyoruz. Mevsimler birbirini nasıl sessizce kovalıyorsa, yıllar da öyle geçip gidiyor. Herkesin baharı, mutlaka bir gün sonbaharını tamamlayıp yerini kışa bırakıyor. İnsan da kuş misali, ne olduğunu anlamadan uçup gidiyor. Bir tarafta kar, yağmur ve çamur; diğer tarafta sıcak, ter ve bunaltıcı günler… Ne diyelim; bu havalar şimdilik parayla satılmıyor. Herkes sevdiği mevsimi gönlünce yaşasın. Ama mevsimler geçerken bir an durup düşünelim. Çünkü mevsimler yeniden gelecek, fakat geçen ömür bir daha geri dönmeyecek. Belki de hayatın en büyük hüznü budur: Geriye dönüp baktığımızda, en çok özlediğimiz şeyin aslında bir mevsim değil, o mevsimde kalan kendimiz olduğunu anlamak…
Ekleme Tarihi: 18 Ağustos 2026 -Salı

MEVSİMLER GEÇERKEN

Hayat, aynı perdede tekrar tekrar seyredilen bir film gibidir. Mevsimler değişir, günler birbirini kovalar, biz ise farkına bile varmadan zamanın peşinden sürükleniriz. Ne seyretmekten vazgeçeriz ne de yeniden izlemekten sıkılırız. İşte hayatın değişmeyen kanunu da budur; zaman durmaz, hayat devam eder.
Daha dün “Yaz bir türlü gelmedi.” diye söyle-nirken, bir de bakmışız yaz gelmiş ve dönüş yoluna bile girmiş. Günler, haftalar ve aylar o kadar hızlı geçiyor ki bazen yaşadığımız zamanın farkına bile varamıyoruz.
Bahar benim için sevinç, yaz mutluluk, sonbahar hazan, kış ise biraz hüzündür. Her mevsimin kendine has bir güzelliği var elbette. Ancak sonbaharın sararan yapraklarında ve kışın sessizliğinde insan ister istemez geçmişi, geçen yılları ve geride kalanları düşünüyor.
Hafta sonundaki serin ve az yağışlı hava, sanki yaklaşan kışın habercisi gibiydi. Oysa daha birkaç gün önce sıcaktan şikâyet ediyor, serin havayı özlüyorduk. İnsanoğlu böyledir işte!...
Yazın serinliği, kışın güneşi, yağmurda güneşi, güneşte yağmuru arar. Beklentiler hiç bitmez.
Ağustosun ortasında Ağrı Dağı'na yağan kar ise bu döngünün ne kadar şaşırtıcı olabileceğini bir kez daha gösterdi. Sürpriz mi desek, sıradışı mı desek, olağandışı mı desek bilemiyoruz. Yazın ortasında, güneşin en sıcak günlerinde kar görmek insanı ister istemez düşündürüyor. 
Mevsimler bazen alışılmışın dışına çıkar, bize de “Hayat her zaman beklediğimiz gibi gitmez.” dercesine küçük sürprizler yaşatır.
Yazın ortasında, güneşin en sıcak günlerinde kar görmek insanı ister istemez düşündürüyor. Sahi, bu mevsimde ülkemizin bir köşesine kar yağması normal midir acaba? Yoksa doğa da bize bir şeyler anlatmaya mı çalışıyor?Belki de doğanın kendi diliyle bize söylediği şudur:“Hiçbir şey olduğu yerde kalmıyor.”Çünkü mevsimler değişirken aslında yalnızca hava değişmiyor. Biz de değişiyoruz. Yaşımız ilerliyor, saçlarımız biraz daha beyazlıyor, yüzümüzde yeni çizgiler beliriyor.
Asıl düşündürücü olan ise mevsimler değişirken bizim de değişiyor olmamızdır. Bir zamanlar çocukluğumuzun baharında, sonra gençliğimizin yazında kaldık. Şimdi farkına varmadan ömrün sonbaharına doğru ilerliyoruz.
Mevsimler birbirini nasıl sessizce kovalıyorsa, yıllar da öyle geçip gidiyor. Herkesin baharı, mutlaka bir gün sonbaharını tamamlayıp yerini kışa bırakıyor. İnsan da kuş misali, ne olduğunu anlamadan uçup gidiyor.
Bir tarafta kar, yağmur ve çamur; diğer tarafta sıcak, ter ve bunaltıcı günler… Ne diyelim; bu havalar şimdilik parayla satılmıyor. Herkes sevdiği mevsimi gönlünce yaşasın.
Ama mevsimler geçerken bir an durup düşünelim. Çünkü mevsimler yeniden gelecek, fakat geçen ömür bir daha geri dönmeyecek.
Belki de hayatın en büyük hüznü budur: Geriye dönüp baktığımızda, en çok özlediğimiz şeyin aslında bir mevsim değil, o mevsimde kalan kendimiz olduğunu anlamak…
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

18
Ağustos
11
Ağustos
07
Ağustos
05
Ağustos
31
Temmuz
28
Temmuz
24
Temmuz
22
Temmuz
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.