Hatay escort Sex hikayeleri Sikiş hikayeleri porno ize

Vadi Dalkılıç
Köşe Yazarı
Vadi Dalkılıç
 

GÖZLEMLER, DÜŞÜNCELER ÖNERİLER…

         Esasen Sayın Devlet Adamı Kamran İnan'ın dediği gibi aşağıdaki ve benzer her çalışma siyasetin de bir parçasıdır, ülkemizin ekonomik ve sosyal refaha daha da yüksek seviyede ulaşması için naçizane bir kısım önerilerimi yazmak istiyorum.          İstihdam ve işsizliğe çözüm için hayvancılık ve tarım en önemli unsurdur. Öncelikle her Veteriner’e ve Ziraat Mühendisi’ne görev ve yetki verilmeli, her Veteriner Fakültesi’ ne ve Ziraat Fakültesi’ne devasa binlerce dönüm arazi tahsis edilerek üretim sahası haline getirilmeli, hayvancılık dışa bağımlılıktan kurtarılarak en verimli şekilde yapılmalı, köylerdeki hayvancılık bilinçli hale getirilmeli, her Veteriner bir Hayvancılık Aile Hekimi olarak görevlendirilmelidir. Hayvancılıktaki zaaflar ülkemizde en önemli sorunlarından biridir, hayvancılığın gelişmesi ile et fiyatlarının düşürülmesi, hatta kurbanlık fiyatlarının düşmesi, aile ekonomisinden ete ayrılan payın azalması gerekmektedir. Hayvancılık yapan bir aile dışarıya muhtaç olmadan yumurtasından etine her ihtiyacını karşılayabilmektedir.           Tarımsal alanda verimlilik çalışması geliştirilmelidir, girdi maliyetlerine direkt etki eden nakliye payını azaltmak için motorin tarımsal araçlar ve nakliye araçları için 25-30 oranında düşürülmeli, örneğin 7.800 olan motorin bedeli Kamyon, Tır ve Traktörler satın aldığında 5.500 civarına çekilmelidir, zaten akaryakıt dolum ve pompa teknolojisi buna uygundur.            Yurtdışında yaşayan her vatandaşımızın ve ailenin yaz tatillerinde ülkemize gelmesi sağlanmalı, bu konuda çeşitli teşvikler uygulanmalı, gerekirse bir sonraki yıl Uçak bileti fiyatına katkı yapılmalıdır, unutulmamalıdır ki yurtdışındaki her işçi ailemiz izine geldiğinde en az 50 turistin bıraktığı dövizi bırakmakta, ekonomik piyasa hareketlenmektedir,            Devlet desteği ile Otomobil ve özellikle minibüslerde derhal yenisi ile değiştirme kampanyası başlatılmalı, aynı Ticari taksilerde olduğu gibi sıfır ÖTV uygulaması ile ülkenin, yolların çehresi değişmeli, artık 1975, 80, 85, hatta 90 model araçlar dahi trafikten kademeli olarak men edilmelidir, aracını yenileyemeyenlere fırsat verilmeli, uygun krediler ve ÖTV indirimleri ile piyasadaki eski araçlar hurdaya ayrılmak kaydıyla trafikteki araç yaşı düşürülmelidir. havayollarında dahi uçak yaşlarının düşürüldüğü dikkate alındığında olması gereken budur, bu değişim ile çevre ve hava kirliliği azalacak, ölümlü kazalar azalacak, sigorta şirketleri daha az tazminat ödeyecek, daha az prim ödenecek, yeni araç sahipleri çok daha dikkatli araç kullanacak, daha fazla seyahat edilecek, cari açığa zarar verecek gibi görünse de daha az ve kaliteli akaryakıt tüketimi ile cari açık da azalacaktır,           Trafik sigortası sorumluluk limitleri düşürülmeli, trafik sigortası primleri de azaltılmalıdır, Trafik kazalarında hız unsurunun tali kusur olmaktan ziyade asli kusur olduğu, ölüme sebebiyet vermedeki etkisi daha detaylı değerlendirilmelidir. Kaza sebepleri çok daha etraflı ve ince noktalara değinilerek tutulmalı, araçların lastik derinliğine, kazadan önceki son iki saatteki sürücünün cep telefonu görüşme sayı ve süresi dikkate alınarak kaza sebebinin araştırılmasının önü açılmalıdır. Kaza sonrasında görüntülü delil mutlaka temin edilmelidir.             Kamyonculuk ve taşımacılık ülkenin gizli işsizliğinin göstergesi olup bu sektörde çalışanların ölümlü trafik kazalarına dahi yol açan zor çalışma şartlarına dinlenme olanakları için yol kenarlarına modern alanlar ve dinlenme tesisleri yapılmalı, nakliyeciler için ekonomik hosteller veya oteller yapılmalı, sonuçları akıl almaz derecede büyük ve ağır olan kazaların azaltılmasına bu yönüyle katkıda bulunulmalıdır.          Şehir içi trafik kurallarından yer altı otoparklarının yapımına kadar geleceğe yönelik genel trafik çalışması Üniversiteler eşliğinde yapılmalıdır. Şehir içi Mobese kameraları yaygınlaştırılmalı, köy girişlerindeki kameralar çalışır halde bulundurulmalı, sürekli kontrol edilmeli, herhangi bir olay veya kazada derhal Emniyet ve Jandarma dosyasına konulmalıdır. Baktığımız bir davada birkaç kameradan sadece biri çalıştığı öğrenilmiş, kazanın oluşu ancak bu şekilde tespit edilebilmiştir. Hırsızlıktan çok çeşitli suçlara kadar kamera son derece caydırıcıdır.            Akdeniz ülkesi olan ülkemizde yaz tatili süreleri arttırılmalıdır, özellikle 15 Mayıs'tan sonra okullardaki verimlilik azalmakta olup ilkokullar 15 Mayıs'ta tatile başlamalı, 15 Eylül'de okullar eğitime başlamalıdır. Bu sayede tatil sezonu da daha geniş zamana yayılacaktır, iç ve dış turizm gelirleri artacak, ekonomik hareketlilik olacak, 3 aya yığılma olmayacaktır. Okullarda ara tatil, Şubat tatili 15 gün değil, 3 hafta olmalıdır. Kış aylarındaki yorgunluk ve okuldaki yakıt masrafları, ulaşım masraflarından tasarruf edilmelidir. Okullarda en önemli ders çevre, temizlik, trafik, görgü, ahlak kuralları olmalı, önce insani ve toplumsal değerlerimiz yükseltilmelidir.            Özellikle ilkokullarda her öğrenciye haftada 2 gün kaynamış yumurta dağıtılmalı, beslenmeye ve yumurta üretimine destek olunmalıdır. (Bu hususu Sayın Emekli Öğretmen ve eniştemiz Mehmet Çelik’ten dinlemiştim, “çocuklarınıza harçlık vereceğinize yumurta yedirin” diyordu, kendilerine sağlıklı uzun ömür diliyorum)           Her ailede olan yaşlıların emeklilik aylığı sayesinde ülkede işsizlik fazla hissedilmemekle birlikte işçi ve işveren primleri düşürülmeli, işverenlerin prim yüksekliği sebebiyle kaçak işçi çalıştırmasının önüne geçilmelidir.            Antalya’da veya diğer illerde atıl, kapalı oteller Devlet tarafından anlaşmayla satın alınarak yaşlı bakım evlerine çevrilmelidir. Yaşlı oranı hızla artmakla, yaşlı ve çocuk bakımı için özel eğitim veren Fakülteler kurulmalı, yaygınlaştırılmalıdır.             Köylerin durumu içler acısıdır, köylerin temizliği, çöp sorunu, kanalizasyon, yol, çamur, ilaçlama gibi sorunlarına Özel İdare ve Üniversitelerin Çevre Mühendislikleri, İnşaat Mühendislikleri tarafından yapılacak çalıştaylarla Ülke çapında uygulanacak çözümler gündeme getirilmelidir. Avrupa’ya artık gitmeyen aile üyesi yok gibidir, onlar da bilmekte, görmekte ve anlatmaktadırlar ki Avrupa’daki köyler il merkezlerinden çok daha yaşanabilir temizlik ve imar içinde, sempatik yerlerdir. Çevre Müdürlükleri ve Belediyeler de yaşam kalitesini arttırmak için çok daha yoğun ve kapsamlı, uyarıcı, bilgilendirici çalışmalar yapmalıdır. Politik kaygılar ve uygulamalardan kaçınılmalıdır.            Uşak’ın can damarı ve sözde trafiğe kapalı İsmetpaşa caddesi ya trafiğe açılmalı, ya da alınan Trafiğe kapalılık kararı amacı doğrultusunda uygulanmalıdır. Zira sözde trafiğe kapalı olan İsmetpaşa caddesinde caddenin kapalı olduğu kararına güvenip de çocuklarını caddeye bırakanlar, caddede rahat rahat yürümeye çalışanları günde geçen yüzlerce süratli motosiklet sürücüsü bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verecek derecede hızla seyrederek tedirgin etmekte, hayati tehlikeye atmaktadır. caddenin Valilik istikametinden çıkan motosikletler burada bulunan Mobese kameraları ve fiili uygulamalar ile bu tedirginlik ve tehlikenin önüne geçilmeli, Belediye ve İl Trafik Komisyonunun aldığı caddenin Trafiğe kapalı kararına uyulmalı, gerekli yatırımlar uygulanmalıdır. Bir yanda böylesine bir uygulama ve denetim eksikliği, diğer yanda yaya geçidi uygulamalarında uygulanan ağır cezalar tezat teşkil etmekte ve adil olmayan bir uygulama ortaya çıkmaktadır.              Ayrıca Uşak ilimizde Adliye kavşağı, Festiva, Ramada önünden geçerken yolun daha önce muhtemelen ışıklandırma amacıyla kesildikten sonra tekrar yeterince dolgu yapılmamasından kaynaklanan keskinlikler yol konforunu bozmakta, benzer şekilde eski Devlet Hastanesi dönüş yolunda da asfalt yol yine keskin şekilde kesilmiş ve yeterli dolgu yapılmamış her gün yüzbinlerce aracın konforunu bozan bu ihmaller niçin görülmüyor hayret, bu yerler düzleştirilmeli ve yol konforu sağlanmalıdır.              Apartman’da yaşam kuralları ile ilgili ülke çapında bilgilendirme yapılmalıdır, özellikle Banaz’da köyden ilçeye Doğalgazın da etkisi ile yoğunlaşan göç sebebiyle Apartman hayatına geçişte sorunlar yaşanmakta, komşuluk ilişkileri için koridor temizliğinden toplantı karar kurallarına, balkondan çöp atımından, halı silkinmesindeki hatalara kadar genel bilgilendirme çalışması yapılmalıdır. Vs,vs,vs.. Daha binlerce başlık halindeki düşüncelerimi zaman zaman paylaşacağım.              Yazımı Uşak çevresinden DÜĞÜN-MEVLİD FARKI’na ilişkin ilginç ve sempatik bir görüşle sonlandırayım ; Ramazan ayında Uşak'ın geleneksel mevlidlerinden birinde bir Uşak'lının dediklerine çok güldük. Diyor ki; "Ben düğünü, sünnetleri sevmiyorum, mevlidleri seviyorum, düğünde sünnette yemek yiyorsun bi de para takıyorsun, ama mevlidde yiyip içiyosun, çıkarken sadece" ALLAH KABUL ETSİN" DEYİP ÇIKIYORSUN"!!! Duyunca çok gülmüştük…             Saygılarımla….Pazartesi,13.09.2021                                                                                 AV. H.VADİ DALKILIÇ & SERRA GÜLŞAH DALKILIÇ
Ekleme Tarihi: 21 Eylül 2021 - Salı

GÖZLEMLER, DÜŞÜNCELER ÖNERİLER…

         Esasen Sayın Devlet Adamı Kamran İnan'ın dediği gibi aşağıdaki ve benzer her çalışma siyasetin de bir parçasıdır, ülkemizin ekonomik ve sosyal refaha daha da yüksek seviyede ulaşması için naçizane bir kısım önerilerimi yazmak istiyorum.
         İstihdam ve işsizliğe çözüm için hayvancılık ve tarım en önemli unsurdur. Öncelikle her Veteriner’e ve Ziraat Mühendisi’ne görev ve yetki verilmeli, her Veteriner Fakültesi’ ne ve Ziraat Fakültesi’ne devasa binlerce dönüm arazi tahsis edilerek üretim sahası haline getirilmeli, hayvancılık dışa bağımlılıktan kurtarılarak en verimli şekilde yapılmalı, köylerdeki hayvancılık bilinçli hale getirilmeli, her Veteriner bir Hayvancılık Aile Hekimi olarak görevlendirilmelidir. Hayvancılıktaki zaaflar ülkemizde en önemli sorunlarından biridir, hayvancılığın gelişmesi ile et fiyatlarının düşürülmesi, hatta kurbanlık fiyatlarının düşmesi, aile ekonomisinden ete ayrılan payın azalması gerekmektedir. Hayvancılık yapan bir aile dışarıya muhtaç olmadan yumurtasından etine her ihtiyacını karşılayabilmektedir.
          Tarımsal alanda verimlilik çalışması geliştirilmelidir, girdi maliyetlerine direkt etki eden nakliye payını azaltmak için motorin tarımsal araçlar ve nakliye araçları için 25-30 oranında düşürülmeli, örneğin 7.800 olan motorin bedeli Kamyon, Tır ve Traktörler satın aldığında 5.500 civarına çekilmelidir, zaten akaryakıt dolum ve pompa teknolojisi buna uygundur.
           Yurtdışında yaşayan her vatandaşımızın ve ailenin yaz tatillerinde ülkemize gelmesi sağlanmalı, bu konuda çeşitli teşvikler uygulanmalı, gerekirse bir sonraki yıl Uçak bileti fiyatına katkı yapılmalıdır, unutulmamalıdır ki yurtdışındaki her işçi ailemiz izine geldiğinde en az 50 turistin bıraktığı dövizi bırakmakta, ekonomik piyasa hareketlenmektedir,
           Devlet desteği ile Otomobil ve özellikle minibüslerde derhal yenisi ile değiştirme kampanyası başlatılmalı, aynı Ticari taksilerde olduğu gibi sıfır ÖTV uygulaması ile ülkenin, yolların çehresi değişmeli, artık 1975, 80, 85, hatta 90 model araçlar dahi trafikten kademeli olarak men edilmelidir, aracını yenileyemeyenlere fırsat verilmeli, uygun krediler ve ÖTV indirimleri ile piyasadaki eski araçlar hurdaya ayrılmak kaydıyla trafikteki araç yaşı düşürülmelidir. havayollarında dahi uçak yaşlarının düşürüldüğü dikkate alındığında olması gereken budur, bu değişim ile çevre ve hava kirliliği azalacak, ölümlü kazalar azalacak, sigorta şirketleri daha az tazminat ödeyecek, daha az prim ödenecek, yeni araç sahipleri çok daha dikkatli araç kullanacak, daha fazla seyahat edilecek, cari açığa zarar verecek gibi görünse de daha az ve kaliteli akaryakıt tüketimi ile cari açık da azalacaktır,
          Trafik sigortası sorumluluk limitleri düşürülmeli, trafik sigortası primleri de azaltılmalıdır, Trafik kazalarında hız unsurunun tali kusur olmaktan ziyade asli kusur olduğu, ölüme sebebiyet vermedeki etkisi daha detaylı değerlendirilmelidir. Kaza sebepleri çok daha etraflı ve ince noktalara değinilerek tutulmalı, araçların lastik derinliğine, kazadan önceki son iki saatteki sürücünün cep telefonu görüşme sayı ve süresi dikkate alınarak kaza sebebinin araştırılmasının önü açılmalıdır. Kaza sonrasında görüntülü delil mutlaka temin edilmelidir.
            Kamyonculuk ve taşımacılık ülkenin gizli işsizliğinin göstergesi olup bu sektörde çalışanların ölümlü trafik kazalarına dahi yol açan zor çalışma şartlarına dinlenme olanakları için yol kenarlarına modern alanlar ve dinlenme tesisleri yapılmalı, nakliyeciler için ekonomik hosteller veya oteller yapılmalı, sonuçları akıl almaz derecede büyük ve ağır olan kazaların azaltılmasına bu yönüyle katkıda bulunulmalıdır.
         Şehir içi trafik kurallarından yer altı otoparklarının yapımına kadar geleceğe yönelik genel trafik çalışması Üniversiteler eşliğinde yapılmalıdır. Şehir içi Mobese kameraları yaygınlaştırılmalı, köy girişlerindeki kameralar çalışır halde bulundurulmalı, sürekli kontrol edilmeli, herhangi bir olay veya kazada derhal Emniyet ve Jandarma dosyasına konulmalıdır. Baktığımız bir davada birkaç kameradan sadece biri çalıştığı öğrenilmiş, kazanın oluşu ancak bu şekilde tespit edilebilmiştir. Hırsızlıktan çok çeşitli suçlara kadar kamera son derece caydırıcıdır.
           Akdeniz ülkesi olan ülkemizde yaz tatili süreleri arttırılmalıdır, özellikle 15 Mayıs'tan sonra okullardaki verimlilik azalmakta olup ilkokullar 15 Mayıs'ta tatile başlamalı, 15 Eylül'de okullar eğitime başlamalıdır. Bu sayede tatil sezonu da daha geniş zamana yayılacaktır, iç ve dış turizm gelirleri artacak, ekonomik hareketlilik olacak, 3 aya yığılma olmayacaktır.
Okullarda ara tatil, Şubat tatili 15 gün değil, 3 hafta olmalıdır. Kış aylarındaki yorgunluk ve okuldaki yakıt masrafları, ulaşım masraflarından tasarruf edilmelidir. Okullarda en önemli ders çevre, temizlik, trafik, görgü, ahlak kuralları olmalı, önce insani ve toplumsal değerlerimiz yükseltilmelidir.
           Özellikle ilkokullarda her öğrenciye haftada 2 gün kaynamış yumurta dağıtılmalı, beslenmeye ve yumurta üretimine destek olunmalıdır. (Bu hususu Sayın Emekli Öğretmen ve eniştemiz Mehmet Çelik’ten dinlemiştim, “çocuklarınıza harçlık vereceğinize yumurta yedirin” diyordu, kendilerine sağlıklı uzun ömür diliyorum)
          Her ailede olan yaşlıların emeklilik aylığı sayesinde ülkede işsizlik fazla hissedilmemekle birlikte işçi ve işveren primleri düşürülmeli, işverenlerin prim yüksekliği sebebiyle kaçak işçi çalıştırmasının önüne geçilmelidir.
           Antalya’da veya diğer illerde atıl, kapalı oteller Devlet tarafından anlaşmayla satın alınarak yaşlı bakım evlerine çevrilmelidir. Yaşlı oranı hızla artmakla, yaşlı ve çocuk bakımı için özel eğitim veren Fakülteler kurulmalı, yaygınlaştırılmalıdır.
            Köylerin durumu içler acısıdır, köylerin temizliği, çöp sorunu, kanalizasyon, yol, çamur, ilaçlama gibi sorunlarına Özel İdare ve Üniversitelerin Çevre Mühendislikleri, İnşaat Mühendislikleri tarafından yapılacak çalıştaylarla Ülke çapında uygulanacak çözümler gündeme getirilmelidir. Avrupa’ya artık gitmeyen aile üyesi yok gibidir, onlar da bilmekte, görmekte ve anlatmaktadırlar ki Avrupa’daki köyler il merkezlerinden çok daha yaşanabilir temizlik ve imar içinde, sempatik yerlerdir. Çevre Müdürlükleri ve Belediyeler de yaşam kalitesini arttırmak için çok daha yoğun ve kapsamlı, uyarıcı, bilgilendirici çalışmalar yapmalıdır. Politik kaygılar ve uygulamalardan kaçınılmalıdır.
           Uşak’ın can damarı ve sözde trafiğe kapalı İsmetpaşa caddesi ya trafiğe açılmalı, ya da alınan Trafiğe kapalılık kararı amacı doğrultusunda uygulanmalıdır. Zira sözde trafiğe kapalı olan İsmetpaşa caddesinde caddenin kapalı olduğu kararına güvenip de çocuklarını caddeye bırakanlar, caddede rahat rahat yürümeye çalışanları günde geçen yüzlerce süratli motosiklet sürücüsü bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verecek derecede hızla seyrederek tedirgin etmekte, hayati tehlikeye atmaktadır. caddenin Valilik istikametinden çıkan motosikletler burada bulunan Mobese kameraları ve fiili uygulamalar ile bu tedirginlik ve tehlikenin önüne geçilmeli, Belediye ve İl Trafik Komisyonunun aldığı caddenin Trafiğe kapalı kararına uyulmalı, gerekli yatırımlar uygulanmalıdır. Bir yanda böylesine bir uygulama ve denetim eksikliği, diğer yanda yaya geçidi uygulamalarında uygulanan ağır cezalar tezat teşkil etmekte ve adil olmayan bir uygulama ortaya çıkmaktadır.
             Ayrıca Uşak ilimizde Adliye kavşağı, Festiva, Ramada önünden geçerken yolun daha önce muhtemelen ışıklandırma amacıyla kesildikten sonra tekrar yeterince dolgu yapılmamasından kaynaklanan keskinlikler yol konforunu bozmakta, benzer şekilde eski Devlet Hastanesi dönüş yolunda da asfalt yol yine keskin şekilde kesilmiş ve yeterli dolgu yapılmamış her gün yüzbinlerce aracın konforunu bozan bu ihmaller niçin görülmüyor hayret, bu yerler düzleştirilmeli ve yol konforu sağlanmalıdır.
             Apartman’da yaşam kuralları ile ilgili ülke çapında bilgilendirme yapılmalıdır, özellikle Banaz’da köyden ilçeye Doğalgazın da etkisi ile yoğunlaşan göç sebebiyle Apartman hayatına geçişte sorunlar yaşanmakta, komşuluk ilişkileri için koridor temizliğinden toplantı karar kurallarına, balkondan çöp atımından, halı silkinmesindeki hatalara kadar genel bilgilendirme çalışması yapılmalıdır. Vs,vs,vs.. Daha binlerce başlık halindeki düşüncelerimi zaman zaman paylaşacağım.
             Yazımı Uşak çevresinden DÜĞÜN-MEVLİD FARKI’na ilişkin ilginç ve sempatik bir görüşle sonlandırayım ; Ramazan ayında Uşak'ın geleneksel mevlidlerinden birinde bir Uşak'lının dediklerine çok güldük. Diyor ki; "Ben düğünü, sünnetleri sevmiyorum, mevlidleri seviyorum, düğünde sünnette yemek yiyorsun bi de para takıyorsun, ama mevlidde yiyip içiyosun, çıkarken sadece" ALLAH KABUL ETSİN" DEYİP ÇIKIYORSUN"!!! Duyunca çok gülmüştük…
            Saygılarımla….Pazartesi,13.09.2021
                                                                                AV. H.VADİ DALKILIÇ & SERRA GÜLŞAH DALKILIÇ
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Cengiz samancı
(26.08.2022 19:20 - #163)
Düğün,sünnet de takılan para emanet gibidir .Sizin düğününüz olduğu zaman hepsi fazlasıyla geri gelir .Bu bir imece ,yardimlasmadir,bin yıllık adettir.Selamlar.
Av.H.Vadi Dalkılıç Değerli Cengiz bey yorumunuza teşekkürler,ancak günümüz şartlarında düğünlerde para takma işi sadece örf adetin devamı için,düğüne renk katmak için olabilir,ancak artık asgari ücretin 1/4'ünen fazla olan çeyrek altın takma ve bunu borç kabul etme ,vs ortadan kalkmalı,.Saygılarımla...
Av.H.Vadi Dalkılıç Değerli Cengiz bey yorumunuza teşekkürler,ancak günümüz şartlarında düğünlerde para takma işi sadece örf adetin devamı için,düğüne renk katmak için olabilir,ancak artık asgari ücretin 1/4'ünen fazla olan çeyrek altın takma ve bunu borç kabul etme ,vs ortadan kalkmalı,.Saygılarımla...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.