Hatay escort Sex hikayeleri Sikiş hikayeleri porno ize

A. Erkin Sarıoğlu
Köşe Yazarı
A. Erkin Sarıoğlu
 

DUR BAKALIM NOLACAK

Gündemimiz yine oldukça kabarık. Ülkemiz ve dünya PANDEMİ mücadelesiyle kora kor mücadeleye devam ederken, elbette yaşam durmuyor ve tüm hızıyla devam ediyor. Ben tüm olayları olanları olmayanları izlemeye devam ediyorum. Düşüncelerimi de sizlere aktarmayı sürdürmekteyim. Doğrusunu söylemek gerekirse AYASOFYA’nın ibadete açılmasının doğru mu yanlış mı olduğu ile fazlaca meşgul değilim. Bu bir siyasi karardır. Sorumluları kararı alanlardır ve sonuçları da en çok onları yakından ilgilendirir. Ayasofya 532 yılında Bizans İmparatoru 1. Justinyen tarafından yaptırılmış bir kilisedir. Mimar Sinan, Ayasofya’dan etkilendiği zaman bu kilise 1020 yaşındaymış ve etkilenip Süleymaniye’yi yapar. 916 yıl kilise olarak kullanıldıktan sonra 1453 yılında Fatih İstanbul’u fethettikten sonra camiye çevrilmiştir.  Ortadoks kilisesi mensupları burada ibadete devam etti. Buraya mihrap ve minber yapıldı. Çan ve haç kaldırıldı. Daha sonra minare dikildi. Yenileme çalışmaları her dönemde sürdü ve çeşitli zamanlarda değişik dört minare yapıldı. İçinde türbeler açıldı ve bunların sayısı zamanla 43'e kadar ulaştı. Medrese, kütüphane ve aşevi eklendi. Bir süre tadilat nedeniyle kapalı kaldı. 1923'de Cumhuriyetin ilanı ile cami olarak kullanılmaya devam etse de 1931'de kapatıldı. Ve 1935 yılında bakanlar kurulu kararıyla müzeye dönüştürülmüştür. 1947'de müze olarak faaliyetine devam etti ve Dünya Anıtları izleme listesine alınan Ayasofya 1996'da Dünya Anıtlar Fonu’nun desteğiyle minaresi ve kubbesi tamir edilmiştir. Müze aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası listesindedir. Yaklaşık 1500 yıldır varlığını sürdüren bu eser sonunda ibadete açılacak ve 24 Temmuz’da kılınacak namazla resmsn açılmış olacak. Bize hayırlı olsun demek düşer. Yolumuzun bir kere düştüğü bu Dünya mirası AYASOFYA’ya vaktimiz olursa bir daha uğrarız. Elbette bu karar uzun süre tartışılacaktır. Nasıl ki Fatih’ten ATATÜRK’e ulaşan ve bugün bizlere ulaşan AYASOFYA’nın günümüz yöneticilerince çağa uygun kullanımı esastır. Burada mühim olan başkalarını incitmemektir. Ve arkasından onların bize karşı tavırlarında bir olumsuzluk yaşamamaktır. Geçen yıl buranın açılmasının uygun olmadığını söyleyenlerin, bugün açılması için verdiği kararın elbette geçerli bir gerekçesi vardır diye düşünüyorum. Avukatlarla ilgili yasa TBMM’den geçti. Sayın Cumhurbaşkanımızın imzalamasıyla ve resmi gazetede yayını ile hayata geçecek. Çoklu barolar avukat sayısı 5000'i geçen üç büyük ilde zamanla vücut bulacaklar. Sonrasında oluşacak sorular ya da sorunlar bakalım neler olacak. Dillendirilen kaygılar ne derecede yaşantıya yansıyacak. Akla hayale gelmeyen niteliklerde barolar oluşacak mı? Yoksa gerçekten olumlu bir rekabet ortamı yaratılarak BAROLARIN hukukun gerçekleşmesine katkıları üst düzeyde mi olacak. Bütün bu olanlar, olmayanları zaman içinde göreceğiz. Dileğimiz o dur ki doğru bir oluşum hayata geçsin. Ve belki de Anayasa Mahkemesi bir başka karar vererek yeni bir yasa üzerinde iktidarın-muhalefetin hem fikir olabileceği yeni bir gelişim yaşanabilecek. Biraz zor gibi görünse de olmayacak değil sanırım. En doğru yolu da avukatların bulacağına inanıyor ve onların ülkenin geleceği adına en iyi kararları vereceklerine olan inancımı yitirmek istemiyorum. Babamızdan devraldığımız bu GAZETECİLİK görevini yapmaya devam ediyoruz. Sosyal medyadan sevenlerimiz bize destek olmaya çalıştılar sağolsunlar. Ve hatta bazı dostlarımız DESTEK verilmesi adına çağrı yaptılar. Ülkemiz ve dünya genelinde yaşanan bu salgın nedeniyle yediden yetmişe herkes bir sıkboğaz oldu. Yıprandı akla gelmeyen zararlara uğradılar. Biz de bu sıkıntılardan gereken nasibimizi aldık. Bunaldık, sıkıldık. Düğünler, sünnetler, ilanlar reklamlar azaldı kuş olup uçtu. Ama bu GAZETE bir türlü çıkmak zorundaydı ve asla vazgeçmeden kayıplara rağmen yolumuza devam ettik. Sizlerin maddi katkısı olmasa da manevi desteğiniz bizi ayakta tutmaya yetti. Ama yine de sizlerden ricada bulunmak isterim. BU GAZETE SİZİN.. BANAZLILARIN. BU GAZETE SÜTUNLARI SİZLERE HER DAİM AÇIK. OKUYUN OKUTUN YAZIN.. AMA BİR DE, GELİN BU GAZETEYE ABONE OLUN VE BİZE KÜÇÜKTE OLSA KATKI DA BULUNUN. Bu şirin ilçemiz BANAZ her şeye layıktır. Ve biz YEŞİL BANAZ Gazetesi olarak ilçemiz için yapılacak her doğru adımda adımı atanların yanında olmaya devam edeceğiz önceki yıllarda olduğu gibi. Sırtımızı yasladığımız MURAT DAĞIMIZIN soğuk sularını içmeye birlikte devam edeceğiz. Hamamboğazımızın şifaları sularından yararlanmaya devam edeceğiz hep birlikte. Sizler de yapılan her doğru adıma destek olmaya devam edin. Dur bakalım sonunda ne olacak. BANAZIMIZ ile ilgili yeni bir kitap yayınlandı. Köylerimizi ve Banaz’ı tanıtan.. Henüz bana ulaşmadı ama yararlı olacağını düşündüğüm bir eser olduğu kanısındayım. KEYVANOĞLU’nu kutluyorum. Bizler için emek vermiş. Daha önce yazanlara da buradan selam olsun. Yenilerini bekleriz. Emeklerine yüreklerine sağlık. Selam olsun BANAZIMIZA katkı sağlayanlara.
Ekleme Tarihi: 14 Temmuz 2020 - Salı

DUR BAKALIM NOLACAK

Gündemimiz yine oldukça kabarık. Ülkemiz ve dünya PANDEMİ mücadelesiyle kora kor mücadeleye devam ederken, elbette yaşam durmuyor ve tüm hızıyla devam ediyor. Ben tüm olayları olanları olmayanları izlemeye devam ediyorum. Düşüncelerimi de sizlere aktarmayı sürdürmekteyim. Doğrusunu söylemek gerekirse AYASOFYA’nın ibadete açılmasının doğru mu yanlış mı olduğu ile fazlaca meşgul değilim. Bu bir siyasi karardır. Sorumluları kararı alanlardır ve sonuçları da en çok onları yakından ilgilendirir.
Ayasofya 532 yılında Bizans İmparatoru 1. Justinyen tarafından yaptırılmış bir kilisedir. Mimar Sinan, Ayasofya’dan etkilendiği zaman bu kilise 1020 yaşındaymış ve etkilenip Süleymaniye’yi yapar. 916 yıl kilise olarak kullanıldıktan sonra 1453 yılında Fatih İstanbul’u fethettikten sonra camiye çevrilmiştir. 
Ortadoks kilisesi mensupları burada ibadete devam etti. Buraya mihrap ve minber yapıldı. Çan ve haç kaldırıldı. Daha sonra minare dikildi. Yenileme çalışmaları her dönemde sürdü ve çeşitli zamanlarda değişik dört minare yapıldı. İçinde türbeler açıldı ve bunların sayısı zamanla 43'e kadar ulaştı. Medrese, kütüphane ve aşevi eklendi. Bir süre tadilat nedeniyle kapalı kaldı. 1923'de Cumhuriyetin ilanı ile cami olarak kullanılmaya devam etse de 1931'de kapatıldı. Ve 1935 yılında bakanlar kurulu kararıyla müzeye dönüştürülmüştür.
1947'de müze olarak faaliyetine devam etti ve Dünya Anıtları izleme listesine alınan Ayasofya 1996'da Dünya Anıtlar Fonu’nun desteğiyle minaresi ve kubbesi tamir edilmiştir. Müze aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası listesindedir.
Yaklaşık 1500 yıldır varlığını sürdüren bu eser sonunda ibadete açılacak ve 24 Temmuz’da kılınacak namazla resmsn açılmış olacak. Bize hayırlı olsun demek düşer. Yolumuzun bir kere düştüğü bu Dünya mirası AYASOFYA’ya vaktimiz olursa bir daha uğrarız. Elbette bu karar uzun süre tartışılacaktır. Nasıl ki Fatih’ten ATATÜRK’e ulaşan ve bugün bizlere ulaşan AYASOFYA’nın günümüz yöneticilerince çağa uygun kullanımı esastır. Burada mühim olan başkalarını incitmemektir. Ve arkasından onların bize karşı tavırlarında bir olumsuzluk yaşamamaktır. Geçen yıl buranın açılmasının uygun olmadığını söyleyenlerin, bugün açılması için verdiği kararın elbette geçerli bir gerekçesi vardır diye düşünüyorum.
Avukatlarla ilgili yasa TBMM’den geçti. Sayın Cumhurbaşkanımızın imzalamasıyla ve resmi gazetede yayını ile hayata geçecek. Çoklu barolar avukat sayısı 5000'i geçen üç büyük ilde zamanla vücut bulacaklar. Sonrasında oluşacak sorular ya da sorunlar bakalım neler olacak. Dillendirilen kaygılar ne derecede yaşantıya yansıyacak. Akla hayale gelmeyen niteliklerde barolar oluşacak mı? Yoksa gerçekten olumlu bir rekabet ortamı yaratılarak BAROLARIN hukukun gerçekleşmesine katkıları üst düzeyde mi olacak. Bütün bu olanlar, olmayanları zaman içinde göreceğiz. Dileğimiz o dur ki doğru bir oluşum hayata geçsin. Ve belki de Anayasa Mahkemesi bir başka karar vererek yeni bir yasa üzerinde iktidarın-muhalefetin hem fikir olabileceği yeni bir gelişim yaşanabilecek. Biraz zor gibi görünse de olmayacak değil sanırım. En doğru yolu da avukatların bulacağına inanıyor ve onların ülkenin geleceği adına en iyi kararları vereceklerine olan inancımı yitirmek istemiyorum.
Babamızdan devraldığımız bu GAZETECİLİK görevini yapmaya devam ediyoruz. Sosyal medyadan sevenlerimiz bize destek olmaya çalıştılar sağolsunlar. Ve hatta bazı dostlarımız DESTEK verilmesi adına çağrı yaptılar. Ülkemiz ve dünya genelinde yaşanan bu salgın nedeniyle yediden yetmişe herkes bir sıkboğaz oldu. Yıprandı akla gelmeyen zararlara uğradılar. Biz de bu sıkıntılardan gereken nasibimizi aldık. Bunaldık, sıkıldık. Düğünler, sünnetler, ilanlar reklamlar azaldı kuş olup uçtu. Ama bu GAZETE bir türlü çıkmak zorundaydı ve asla vazgeçmeden kayıplara rağmen yolumuza devam ettik. Sizlerin maddi katkısı olmasa da manevi desteğiniz bizi ayakta tutmaya yetti. Ama yine de sizlerden ricada bulunmak isterim. BU GAZETE SİZİN.. BANAZLILARIN. BU GAZETE SÜTUNLARI SİZLERE HER DAİM AÇIK. OKUYUN OKUTUN YAZIN.. AMA BİR DE, GELİN BU GAZETEYE ABONE OLUN VE BİZE KÜÇÜKTE OLSA KATKI DA BULUNUN.
Bu şirin ilçemiz BANAZ her şeye layıktır. Ve biz YEŞİL BANAZ Gazetesi olarak ilçemiz için yapılacak her doğru adımda adımı atanların yanında olmaya devam edeceğiz önceki yıllarda olduğu gibi. Sırtımızı yasladığımız MURAT DAĞIMIZIN soğuk sularını içmeye birlikte devam edeceğiz. Hamamboğazımızın şifaları sularından yararlanmaya devam edeceğiz hep birlikte. Sizler de yapılan her doğru adıma destek olmaya devam edin. Dur bakalım sonunda ne olacak.
BANAZIMIZ ile ilgili yeni bir kitap yayınlandı. Köylerimizi ve Banaz’ı tanıtan.. Henüz bana ulaşmadı ama yararlı olacağını düşündüğüm bir eser olduğu kanısındayım. KEYVANOĞLU’nu kutluyorum. Bizler için emek vermiş. Daha önce yazanlara da buradan selam olsun. Yenilerini bekleriz. Emeklerine yüreklerine sağlık. Selam olsun BANAZIMIZA katkı sağlayanlara.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yesilbanazgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.